Türk edebiyatının en önemli isimlerinden biri olarak kabul edilen Orhan Kemal'den okuduğum ilk kitap Eskici ve Oğulları oldu. 100 temel eser (saçmalığı) listesine giren tek Orhan Kemal eseri olma özelliği taşıyan kitabı açıkçası çok merak etmedim ve fiyatı uygun görünce kütüphanemde bulunsun belki bir şans veririm diyerek almıştım. Okuduktan sonra bu kararımdan pişman olmadım ve böyle kaliteli bir yazarı geç okumuş olmama üzüldüm. Orhan Kemal gerçekten akıcı ve sade bir dil kullanıyor, anlatılan kötü bir hadise de olsa size kendini okutturuyor bir şekilde. Yazar kişiler hakkında detay çok uzatmadan direkt anlattığı için sıkmıyor fazla. Kitapta oldukça argo ve küfür mevcut ancak Everest Yayınları anlamsız bir şekilde sansür uygulayarak beni delirtme noktasına getirdi. Sanki araya nokta koyunca biz aptalız ya anlamıyoruz hangi küfür olduğunu, yayınevinin okuru böyle aptal yerine koymasından hiç hoşlanmadığımı belirteyim. RTÜK kitaplara bulaşmaz diye umarak hikayeye geçiyorum. Zengin dedesiyle sık sık övünen Topal Eskici adında, ağzı bozuk Trablusgarp gazisi bir ayakkabı tamircisi ile biri evli üç çocuklu, diğeri bekar iki oğlunun arasında yaşanan sert çatışmaları okuyoruz eserde. Olaylar ellili yılların Adana'sında geçiyor ve yerel halkın konuşma tarzını görüyoruz. Ben o yöreyi az çok bildiğimden kelimelerde fazla zorlanmadım, bir bölgenin halkını olduğu gibi yansıtmak çok önemli. Topal Eskici olacak baş kahramandan aşırı derecede nefret ettim gerçekten, okudukça küfrettim yeminle böyle baba olmamalı. Kendisi karaktersizin ve iki yüzlünün önde gideni, oğlum dediği kişiye demediğini bırakmaz sonra üzüldüm diye barışmaya geliyor utanmadan ya böyle pişkin bir tipe değil baba demek küfretmeye değmez. Oğullarına karşı geçmişte çok hata yapmış ve yapmaya devam etmektedir. Bir