Aslında kötü bir alışkanlıktır okumak, öteki bütün kötü alışkanlıkların yerini tutabilecek ya da onların yerine herkesi daha bir yoğun biçimde yaşamaya itebilecek bir alışkanlıktır, delicesine bir yaşam biçimidir, insan yiyip bitiren bir tutkudur. 
Herkes diyebilir ki, Ivan ve ben mutlu değiliz, veya kendimize mutlu demek için daha hiçbir nedenimizin olmadığını, uzun zaman da olmayacağını söyleyebilirler. Ama, herkes haklı değildir. Herkes, kimse değildir. 
Dostlarla birileriyle zaman zaman yemeğe çıkmamız, en azından bir yerde oturup bir şey içmemiz, ya da yabancılarla ne yapacağımızı bilmeden bir şeyler yapmamız gerekiyor, çoğunlukla bir de telefon beklemek zorundayız. 
Örneğin bir kentin, neden başka herhangi bir yerde değil de, orada doğmuş olduğumu anlamaksızın, içinde doğduğum bir kentin beni rahatsız eden yanı ne olabilir? Anımsamak zorunda mıyım orayı?