Yazmanın en kötü yanı, hayatınızı klavye başında harcadığınız korkusudur. Ölmek üzereyken, sadece kağıt üzerinde yaşadığınızı fark edeceğiniz fikridir. Yegane maceralarınız hayal üründür. Dünya savaşıp, sevişirken siz karanlık bir odada oturmuş, mastürbasyon yapıp para kazanmışsınızdır. 
Oturup kitap yazma işine el atmaktan korkmuyoruz.Stephen King sayesinde, kitap yazmak çok basitmiş gibi görünüyor. Bütün o kitaplar falan. Ve Irvine Welsh, bu işi çok eğlenceli gösteriyor; uyuşturucu kullanıp, suç işlemenize rağmen, tutuklanmak, şişmanlamak ya da hastalanmak gibi bir derdinizin olmayacağı son yerdir kitaplar. 
Filozof Martın Heidegger insanların dünyayı, kullanılmaya hazır bir malzeme deposu olarak görme eğiliminde olduklarını işaret etmiştir. İşlenip daha değerli bir şeye dönüştürülecek bir stoktur bu. Ağaçlar mobilyaya dönüştürülür. Hayvanlar ete. Heidegger bu ham doğal kaynaklar dünyasına bestand diyordu. Petrol kuyuları ya da elmas madenleri gibi doğal bestand’a sahip olmayan insanların ellerindeki tek stoka, yani hayatlarına yönelmeleri kaçınılmaz olsa gerek.
Dünya hikaye anlatan insanlardan oluşuyor. Borsaya bakın. Modaya bakın. Ve bütün uzun hikayeler, romanlar, kısa hikayelerin bilişiminden başka bir şey değildir.