Uzun yıllar boyunca belirli kesimler tarafından sahiplenmek istenen Sabahattin Ali'nin yazdıklarında okura dokunan bir şeyler var. Rn başında eski Yeşilçam filmlerini anımsatan mutlak masumiyet.. Salt bu bile onun ideolojik tabanını bir başka zemine taşır. Söyleminin ardındaki şeyin kuramsal anlamda keskin ve acımasız bir ideolojik mensubiyet ya da temsiliyet değil, pür hissiyat (insan olmaklık hali diyeceğim buna) olduğunu ortaya koyar ki edebiyatı edebiyat yapan da budur.
Sabahattin Ali o kadar buralı ki.. Türkçesinin doyumsuz oluşuna ise hiç girmeyeceğim. Yeni nesillerimizin sadece okuması değil, hazmetmesi gereken bir yazar Sabahattin Ali.