Şükrü Erbaş kalemi ile tanışmayı heyecanla beklediğim yazarlardan biriydi. Bu heyecan bana başlangıç için yanlış kitap seçtirmiş sanırım. Kitap okumaya uzun bir süre ara verdiğim ve tekrar bu alışkanlığı kazanmaya çalıştığım günlerde düz yazılardan oluşan bir kitap seçmek yanlış bir karardı.
Şükrü Erbaş şiirlerini okuduğum, dinlediğim, ezbere bildiğim bir yazar. Bu tanışıklığı bir tık daha ilerletip kitapları ile de tanışmak istedim.
İnsanın Acısını İnsan Alır
İnsanın Acısını İnsan Alır yazarın daha önce yazdığı yazıların toplandığı bir kitap. Yazıldığı dönemin çalkantılı siyasi hayatından da etkilenmiş yazılar. Yaşanan olaylar Şükrü Erbaş tarafından eleştirilmiş ama bu okuru rahatsız etmeyecek seviyede tutulmuş. Hatta bence Şükrü Erbaş'ın toplumumuzun yaşadığı sorunlara susmayıp konu üzerine yazılar yazması takdir edilecek bir davranış. Ayrıca kendisinin gözlem yeteneğinin de çok iyi olduğunu düşünüyorum. Günlük hayatta hepimizin çok sık yaşadığı olayları fark edip tam da bizim gibi yorumlamış. Bu beni Şükrü Erbaş'a karşı daha yakın hissettirdi. Okurken altını çizdiğim satırlarda o da benim gibi hissetmiş, o da benim gibi düşünmüş dedim. Yani Şükrü Erbaş içimizden biri. Yaralarımızı farkında ve satırları tamda o yaralara merhem oluyor. İnsan ilişkilerine, aşka, sevgiye,hayata, umuda dair çok güzel tespitler yapmış. Kitaptaki birçok yazıda kadınlara dair kısımlarda var. Coğrafyamızın acılı kadınlarına dair etkileyici satırlar... Onları unutmaması, onlar için dertlenip birşeyler yazması beni çok mutlu etti.(