Mesela herhangi bir gün müthiş bir can sıkıntısı seni boğar.Hayat sana karanlık,manasız gelir. İnsan, biraz evvel senin zırvaladığın gibi felsefeler yapmaya başlar.Hatta yavaş yavaş onu da yapamaz ve canı ağzını açmayı bile istemez.Hiçbir insanın,hiçbir eğlencenin seni canlandıramayacağını sanırsın. Hava sıkıcı ve manasızdır.Ya fazla sıcak, ya fazla soğuk,ya fazla yağmurludur.
İnsan,yaşadığı yerlerde beraber bulunduğu insanlara görünmez ince tellerle bağlanırmış;ayrılık vaktinde bu bağlar gerilmeye, kopan keman telleri gibi acı sesler çıkarmaya başlar,her birinin gönlümüzden kopup ayrılması, bir ayrı sızı uyandırırmış.Bunu yazan şair ne kadar haklıymış!
Zaten insan dediğin yediği her kazıktan sonra "Yok abi bundan sonra kimseye güvenmem ben," deyip de her seferinde kazık yemeye devam eden bir canlı türüdür.Anayasada yeri yok mu bunun?