Arzu

Eh biraz öyleyiz :)
Kadınlar, gördükleri ufacık bir ilgiyi gözlerinde büyütür de büyütür.
Alıntı
Arzu
Sonrası hüüüssraaannnnn
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Puan vermedi·264 syf.··
2026 1. kitabı
Sevgili Kitap Dostlarım, Sevgili kitap dostlarım, Bazı kitaplar vardır; yüksek sesle konuşmaz ama okurun içine doğru sessizce yürür. Rip Akıntı: Hayat tam olarak böyle bir kitap. Murat İsfan Korkmaz, bu eserinde hayata karşı kulaç atan insanın aslında en çok kendisiyle boğuştuğunu hatırlatıyor bize. Kitabın ana omurgasını “rip akıntısı” metaforu oluşturuyor. Denizde insanı kıyıdan açığa sürükleyen bu görünmez güç, yazarın kaleminde; hayatta fark etmeden içine çekildiğimiz duygulara, alışkanlıklara ve yanlış yönlerde verdiğimiz tepkilere dönüşüyor. Mesaj net: Bazen mücadele etmek değil, yön değiştirmek kurtarır. İçerik bakımından kitap; kişisel farkındalık, duygusal dayanıklılık ve hayatla kurulan ilişki üzerine ilerliyor. Öğretici olmaktan çok eşlik eden, nasihat vermekten çok ayna tutan bir anlatımı var. Yazar okura “şunu yap” demiyor; “bak, burada ne oluyor?” diye soruyor. Yazım dili sade, akıcı ve yer yer şiirsel. Karmaşık kavramlar yok; ama basit cümlelerin altı oldukça dolu. Bu da kitabı tek solukta okunabilir kılarken, bazı sayfalarda durup düşünmeye zorluyor. Özellikle zor zamanlardan geçen okurlar için kitap bir reçete değil; bir nefes alanı gibi. Rip Akıntı: Hayat, hayata karşı daha sert yüzmeyi değil, akıntıyı tanımayı öğreten bir kitap. Ve belki de en kıymetlisi: İnsana, kaybolduğunu sandığı yerde bile yön bulabileceğini hatırlatıyor. Sevgiyle ve kitapla kalın.
Rip Akıntı: HayatMurat İsfan Korkmaz · Bengisu Yayınları · 2025120 okunma
Arzu
Okuma isteği uyandırdı bende, başarılı.
Anlaşamamak çok anlaşılır bir nedendi ayrılmak için ama kimseye bu kadar açıklama yeterli gelmiyordu. Daha geçerli sebepler istiyordu toplum bizden. Hiç değilse şiddetli bir geçimsizlik istiyordu. Oysa şiddetsiz, sessiz bir geçimsizlik de az şey değil ki. Aynı evi paylaşan, hiç konuşmadan, kavga etmeden, birbirine dokunmadan seneler geçiren insanların geçimi de geçimsizlik değil mi? Çiçeği ha bir günde koparıp atmışsın kökünden, ha yavaş yavaş solmasına izin vermişsin. Altı Harfli Bir Tatlı (Syf 15)
Alıntı
Arzu
Bu satırlar beni o kadar derinden etkiledi ki. Okurken kalbim çıt etti ❤️