Belki sevgilinin büyü çemberi içinde olduğumuz için, yahut, belki de onunla konuşurken süratle değişen alaka dairelerinin içinde dikkatimizi bir tek nokta üzerinde merkezlendiremediğimiz için kavrayamadığımız teferruat ondan ayrılır ayrılmaz bize yeni bir mana ışığı altında görünmeye başlıyor.
Ya insanlar? Onların yaşamasında her şey ayrıntı. Önemli olan yemek değil, yenecek yemeğin çeşididir; giysi değil, giysinin çeşidi; ayakkabının çeşidi. Günlerin adı bile... Belli günlerde belli yaşamları vardır. Pazar günleri pazarlık yaşamlarını kuşanırlar, çarşambaları çarşambalık! Hep ayrıntılar!
"Artık bir pencerenin önünde, ne kaldı
Oturup geçen dünü düşünmekten başka,
Ne kaldı yaşamaya üşenmekten başka?"
Deme. O masalların geceleri geldi.
Ahmet Muhip Dıranas