Selma Hanım, aynaya baktığı
zaman kendi yaşına varmış başka kadınların duydugu korkunun henüz ne oldugunu bilmiyordu. Çünkü seviyordu. Çünkü, gençlik denilen şeyin bir sevme kabiliyetinden, bir sevme kudretinden başka şey olmadığını anlıyordu.
Zaten bu karı koca arasındaki aşk ateşinin, aşagı yukarı on yıldan beri, hiç kararmaksızın daima aynı kuvvetle yanmakta devam edişini her şeyden ziyade bu ayrılıp buluşmalara borçlu idiler. Ihtimal ki, bunlar da, başka çiftler gibi, daima bir çatı altında, daima yan yana burun buruna birer kümes mahlüku hayatını sürselerdi şimdiye kadar, gönüllerindeki cila çoktan aşınmaya yüz tutardı.