Ve her şey bittikten sonra sokakta askeri cemseler gezmeye başladı. Bütün bu yaşananların olduğu vakit, dünyanın keşfedilmemiş bir vahşi ormanında değildik. Ülkede bir hükümet vardı, kendine "halkçıyım" diyen bir başbakan vardı, TBMM isimli bir meclis, her türlü polis gücü ve istihbarat teşkilatı ve de NATO'nun ikinci büyük ordusu vardı ki daha dört sene önce Kıbrıs'a çıkarma bile yapmıştı.
Kahve taranması, bombalama ve öğretmenlerin öldürülmesi gibi eylemler sol muhalefetin sağın yoksul tabanı ile bağlarını koparmaya dönük idi. O nedenle "din elden gidiyor " yalanlarını çok kullandılar...
Maraş Katliamı devletin resmi ve gayri resmi düzeyde yeniden örgütlenmesini, Katliam faillerinin devlete taşınırken Katliam mağdurlarının toplumsal ve siyasal merkezden tamamen uzaklaştırılmasını da beraberinde getirmiştir.
Bir gün bütün değer yargıları değişecek ve yargılananlar yargıç, eziyet edenler de suçlu sandalyesine oturacaklardır ve onlar o kadar utanacaklar, o kadar utanacaklardır ki utançlarının ve suçlarının ağırlığı yüzünden ayağa kalkamayacaklardır.