Öyle bir geçiyor ki zaman farkında değiliz bir bakmış ölüm eşikte Azrail kapıyı çalıyor. Yıllarca bir uçurumdan aşağı akan suyun kayayı delip geçmesi misali zamanda aktıkça yüreğimizde öyle oyuklar açıyor ve doldurmaya çalışsakta o oyukları hep akıp gidiyor o zamanla ve en son tozlu raflar içinde kaybolmuş nadide bir eserin üstündeki tozu aldığımızdaki asıl eserin ortaya çıkması gibi bizimde içimizdeki oyuklar, acılar, tükenmişlikler ve pişmanlıklar tezahür eder.