Bu çalışma, Reform sürecini tarihsel bir süreç olarak değil, din ve iktidar inşasının iç içe geçtiğini anlamak adına kıymetli bir çalışma. Martin Luther ve Jean Calvin gibi figürlerin merkezinde olduğu , gereksiz ayrıntılardan arındırılmış ve berrak bir dille sunulmuştur. Özellikle mezhepler arasındaki kanlı kopuşun nedenlerini ve kapitalizmin doğuşuna etkisini izlemek, sosyal bilimler açısından zihin açıcı.
asıl çarpıcı bulduğum nokta şu: Günümüzde Hristiyanlıktaki mezhepsel kopuşlar ile İslam dünyasındaki mezhepsel bölünmeleri bir tutan, bu iki süreci birbiriyle benzeten temel bir yanılgı var. Oysa bu iki yapı arasındaki uçurum, basit bir yorum farkından çok daha derindir. Hristiyanlıktaki mezhepsel ayrışma, İslam’daki yorum farklarından çok daha köklü olup direkt Tanrı’nın mahiyeti üzerinde şekilleniyor. İslam coğrafyasında ne denli uç tartışmalar olsa da "Tevhid" sarsılmaz bir teslimiyet kalesiyken; Hristiyanlıkta ayrışma, Teslis’teki Kutsal Ruh’un konumuyla, yani inancın çekirdeğiyle başlıyor. Dinler tarihine ve toplumsal dönüşümlere ilgi duyanlar için tavsiyedir..