Kalıcı tüm zevklerin, yüce ve duru sevinçlerin kibir uğruna harcandığı bir hayattır bu. Kendini özgür biri gibi göstermenin kibri; barları kahkahalarla ve şamatayla doldurmanın, sünger gibi içmenin, eve sabah ikisinde gelmenin, ertesi gün tıpkı bizim gibi kasım kasım yürüyen başka erkeklerin kolunda göreceğimiz kadınlarla dört bir yanda gözükmeye çalışmanın kibri.
“İnşallah dediğin gibi olur Abdullah.Ama bunun için otuz üç evlat ve bir de küçük Muhammed gerekir . Dilerim Rabbim’den, Kostantiniyye fethedilirken beni de o ordunun içine katar inşallah!”