Aslı Ekşi

Aslı Ekşi
@AsliEksi
Ego sum qui sum
Puan vermedi·272 syf.··
2022 8. kitabı
·
26 saatte okudu
·
Okunma: 26 Ağustos 2022 03:10
Kitabı çok beğendim. Bana en az filmi kadar güzel geldi. Harry Potter serisini oldum olası sevmişimdir fakat Severus Snape'in yeri bende her zaman bir başkadır. Kitabın sonlarına doğru geldikçe bunu daha da iyi anladım. Dili oldukça akıcı, konusu oldukça ilgi çekiciydi. Herkese tavsiye ederim.
Harry Potter ve Felsefe TaşıJ. K. Rowling · Yapı Kredi Yayınları · 202065bin okunma
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Puan vermedi·258 syf.··
2022 7. kitabı
·
33 günde okudu
·
Okunma: 20 Ağustos 2022 04:07
Kitabı en başta konusu ilgi çekici gelmediği için okumaya devam etmekte çok zorlandım fakat Beyaz Diş'in o çirkin adamla (Güzel Smith) yaşadıklarından sonra kitap akıcı hâle gelmeye başladı. Gerçek hayatta dövüştürülen köpekler için de insanlığa çok büyük ders olabilecek bir kitap aslında. Keşke her eziyet çektirilen hayvanın hayatına bir anda Weedon Scott gibi bir kurtarıcı girse. İnsanla hayvan doğasında bazı özelliklerin benzer olduğu da kitapta okuyucuya sezdiriliyor. Mesela gerçek hayatta da insanlar grup hâline gelip başka insanlara zorbalık (Lip-lip ve sürüsü gibi) yapabiliyorlar ve insanlara da küçümseme kahkahasıyla gülündüğünde, söz konusu gülünen insanlar da bu kahkahalara irrite olabiliyorlar. Kitabın dili sadeydi. Anlamını bilmediğim çok az kelime vardı. Beyaz Diş'e de hayran olmamak elde değil. Bunca yaşadığı olaylara rağmen dimdik ayakta kalmayı başarmış ve bu yönden de umudunu kaybetmiş insanlara pozitif düşünceler aşılayabilecek bir kitap olduğunu düşünüyorum ve dolayısıyla şiddetle tavsiye ediyorum.
Beyaz DişJack London · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202095,7bin okunma
Puan vermedi·544 syf.··
2022 6. kitabı
·
13 günde okudu
·
Okunma: 18 Temmuz 2022 03:56
Kitabı beğendim. Diğer okurlara tavsiye ederim. En az Feride'nin aşkı kadar sevdiğim biri, ismi - O -, tarafından kalbinde başkasının, 5 yıllık eski "nişanlısı"nın sevdasını taşıyan birisi tarafından bu kadar kandırılan, kullanılan, ezilen, bekletilen birisi olarak çok zor, anlatılamayacak kadar acı hislerin yer yer baş göstermesiyle okudum. Madem asıl kokusunu sevdiğin o çiçeğin kokusunu tekrar yakalamaya çalışıyordun Kâmran, neden aradaki "sarı çiçekleri" düşünmeden, sırf o asıl kokusunu sevdiğin çiçeğin kokusunu yakalayabilmek için kopartıp kokladın? (ki 'O' da bana "Nar Çiçeğim" derdi.) Allah belanı versin Kâmran. O arada solup giden sarı çiçeğe yazık değil mi? Neden o zaman hayatına giriyorsun, madem asıl kokusunu sevdiğin bir çiçek var? Bana yaşattıklarının bin mislini yaşa Kâmran... Sen bu yaşamı bana zindan ettin. Hâlbuki o kız benim sana en az Feride'nin vefası kadar olan vefamdan, sevgimden daha fazlasını beslemiyor. Onca olanlara rağmen hâlâ daha sana âşık olan birine bu kadar acıyı verdin ya sen, sırf kendi emellerin uğruna. Hiçbir şeyi hâketmiyorsun aslında. Sadece senden değil, senin olduğun yerlerden de nefret ediyorum Kâmran... Bu kitapla birlikte seni de, kalbimi de toprağa gömüyorum, Feride gibi bir sonum olmayacak, Kâmran'a kavuşamayacağım ama onun kalbini kapattığı gibi ben de kalbimi kapatıyorum. Sen bendeki her şeye yazık ettin Kâmran... Bense sana kavuşmak için ölmeyi bile bekleyemiyorum. Çünkü senin ölünce de kavuşmak istediğin başka birisi var ve bunun yükü altında ne kadar da eziliyorum... Kitabı bu duygularla okudum ve herkese tavsiye ederim. Çünkü sarı çiçeklerin Kâmranlar tarafından nasıl kendi meşum emelleri uğruna kopartılıp solduğunu ve hiç hatırlanmamak üzere öldüğünü, zerre sevilmediğini siz de görün. Tavsiye ederim.
ÇalıkuşuReşat Nuri Güntekin · İnkılâp Kitabevi · 2019123,5bin okunma
10/10
·494 syf.··
Beğendi
·
2020 52. kitabı
·
18 günde okudu
·
Okunma: 30 Aralık 2020 21:39
Dili inanılmaz akıcıydı. Hiç zorlanmadan okuyabilirsiniz. O kadar güzel betimlemeler olmuş ki, sahne direk gözümün önünde eksiksiz bir biçimde canlanıyordu. İçerik açısından; Fizik, Felsefe, Psikoloji, İstatistik, Olasılık ile ilgili verdiği bilgiler gayet yeterli ve herkesin anlayabileceği düzeyde verilmiş. İstatistik ve Olasılık bilgilerinde fenomenin Matematik hesaplarına kadar yapılması gözümde canlandırdığım sahnelere çok yardımcı oldu. Onun dışında: (spoiler) Nava'nın aksiyonlu yaşamı biraz mübalağalı olmuş. CIA ajanı olsa da altı tane izbandut adamı birden kimsenin indirebileceğini düşünmüyorum. David Caine'nin kumar bağımlılığı çok güzel anlatılmış. Kitabı bitirdiğimde kumara başlayasım geldi. DaSouza'nın piyangoyu kazandıktan kısa bir süre sonra ölmesine çok üzüldüm. Jasper'in şizofrenisi ve kitabın sonunda satrançla bunu yenmeye çalışmasına güzel bir bakış açısı getirilmiş. Tversky ve Dr. Jimmy'nin ettiklerini bulmalarını çok anlamlı buldum. Betsy ve Julia... "O Betsy'nin Julia Teyze'si." Çok duygulandım. Kelime bulamıyorum, o derece çok duygulandım ve üzüldüm. Caine'nin hastanede karşılaştığı küçük Elizabeth'in kitap sonunda Martin Crowe'nin lösemi hastası kızı Betsy çıkması ve Julia'nın da onun teyzesi olması ters köşe yaptı. Martin Crowe'nin kızı için her türlü deliliği yapabilecek kadar gözü kara birisi olması ve David Caine'nin epilepsi atakları o kadar iyi betimlenmiş ki, okumadım, YAŞADIM! Kısacası tavsiye ederim. "Mutlaka okumalısınız." diyebileceğim kitaplardan.
OlasılıksızAdam Fawer · April Yayıncılık · 202398,5bin okunma
Puan vermedi·224 syf.··
2020 51. kitabı
·
18 günde okudu
·
Okunma: 12 Aralık 2020 01:00
Kitap, kitabı okuduğunuzda bazı yerleri anlayamayacağınız kadar karmaşık bir dile sahip. Bir cümleye başlıyorsunuz, cümle bitmeden cümlenin başında ne dendiğini unutuyorsunuz ve çok ağır ilerliyor. Sıkılmanız olası. (spoiler) Onun dışında Josef K. isimli bir adamın sabah aniden tutuklanması ve bu tutuklama sürecinde Josef. K.'nın duyguları, davasının hayatını ve işini nasıl etkilediği, davasıyla ilgili çözümlerin yolunu araştırması, ülkedeki mahkeme sürecinin, mahkeme süreci sonrasının nasıl işlediğini ele alan bir kitap olmuş. Josef K. önce davayla ilgili hiçbir endişe içeren hisse kapılmıyor, akışına bırakıyor. Amcasının onu zorlamasıyla bir avukata gidiyor, ondan sonra bir süre daha davayı umursamıyor hatta o kadar umursamıyor ki, avukatının evindeki kız Leni ile bile yaklaşabilme cesaretini gösteriyor, fakat sonunda K.'nın aklına bu dava olayı giriyor ve bundan neredeyse işlerini zamanında tamamlayamayacağı kadar etkileniyor. Yâni kitapta denildiği gibi: "Bu davalar insanı o kadar çok etkiliyor ki, sanık dünyayı unutuyor." Dava sürecinin iki tane çözümü var: Birincisi' sözde beraat', ikincisi 'sürüncemede bırakma',fakat hiçbir şekilde bir kurtuluşa ermek gibi bir durum yok bu iki çözümün nihai sonucu olarak. Davanın başlamasının bir dert, sürmesi bir dert, karara bağlanması, her şeyi bir dert olan, yıldırıcı bir hukuk sistemine atıfta bulunulmuş. Okurken ben yıldım. Zaten K.'nın suçu da belli değil fakat adam suçsuzluğunu ıspatlamak için kapı kapı dolaşıyor. Block'un avukatın karşısında el pençe divan durması, K.'nın rahiple oturduğunda rahibin anlattığı' bekçi ve köyden gelen adam hikâyesi', bu hikâyede yürütülen mantık sonucu ulaşılan sonuçlar da güzeldi. Köyden gelen adam, yasa kapısına gelmeden önce özgürdür fakat yasa kapısına geldikten sonra (yâni yasaların
DavaFranz Kafka · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202164bin okunma