Çünkü, o günlerde 'Kudüs' adlı sevgilinin bir saç teline ve bir benine ülkeleri verecek kadar fedakâr ve cömert olan âşık, tabii ki Sultan Selahaddin idi.
Sultan Selahaddin, nihayet Kudüs önlerine gelmişti, ama onun o haldeki durumu;uzaktaki sevgiliye kavuşmak için çırpınan bir âşığın, nihayet onun yakınına kadar gelmesi, ama bir türlü onun elini tutamaması gibi bir ızdıraptan ibaretti.