Şimdi hiç dönmeyecek misin yani? Seni artık hiç göremeyecek miyim? İmkansız mı? Albayım, albayım bu oyun çok ciddi; bakın ben bile ağlıyorum albayım. İmkansızlık duvarının önünde ağlıyorum. Bu duvar beni çıldırtıyor albayım. Başımı, bu duvara vurup parçalamak istiyorum.
Apartman girişinde yazan "Çıkarken Işıkları Söndürün" uyarısını bu kadar ciddiye aldığını bilmiyordum. Hayatımdan çıkarken bütün ışıklarımı söndürdün, üstüme xxl bir kadife karanlık örttün.