Anlaşılması zor bir kitap olduğunu düşündüğümden sindire sindire okumaya karar verdim ve araştırmalarımdan sonra okumaya başladım. Kitap bir çok tema başlığı altında bir çok öyküden oluşuyor. Clarissa bu kitap için tam 20 yılını harcamış. Kendisi bir öykü toplayıcı ve her öyküsünü ham haliyle verip öykülere aslında nasıl bakmamız gerektiğini anlatmak istemiş. Yavaş yavaş öyküler şeklinde okumaya karar verdim . Kadınların mutlaka okuması gereken bir kitap olduğunu düşünüyor ve anlayarak okunduğu zaman hepimizin kendimizden birer parça bulabileceğine eminim. Ben başladım sizler de okumak için kendinize zaman tanıyın.
ORHAN PAMUK / SESSİZ EV
“ Bir zamanlar dünyanın güzel bir yer olduğunu düşünürdüm. Çocuktum, aptaldım. Panjurları kapadım, sürgüyü çektim. Dünya orada kalsın. ‘’
Biri tarihçi, biri devrimci, biri de zengin olmayı aklına koymuş üç torun İstanbul yakınlarındaki Cennethisar kasabasındaki evinde babaannelerini ziyaret ederler. Dedelerinin yetmiş yıl önce siyasi sürgün olarak kasabaya geldiğinde yaptırdığı bu evde bir hafta kalırlar. Türkiye'nin 80'li yıllarındaki toplumsal,politik durumunu anlatan Orhan Pamuk o dönemi karakterlerin kendi ağızlarından aktarıyor. Böyle olması kitabı çok sevdirdi bana ve en önemlisi kitabın bitiş cümlesi sanırım hafızamdan silinmeyecek. Mutlaka okunmalı su gibi kitap .
MADAM BOVARY
“Fakat bu mutluluk, galiba her arzuyu ümitsizliğe sürüklemek için uydurulmuş bir yalandı.”
Kitabı bu kadar geç okumama kızsam da iyi ki okumuşum diyebileceğim romanlardan biri oldu. Dr. Charles’ın Emma ile kesişen yoluyla başlayan ve yaşadığı hayatı ve kocasını hiç sevmeyen Emma’nın yaşadıklarının anlatıldığı bir klasik. Bana göre Emma’nın yaptığı hatalar kadar Charles’ın pasifliği de
tahammül edilemez boyutlardaydı. Kitaba başlayınca sonunu tahmin etmem pek zor olmadı. Madam Bovary’in durumu bir şekilde Türk romanlarına da yön vermiş durumda. Okuduğum bir makaleden alıntı;
Bovarizm (Bovarysme) genellikle Madame Bovary romanının tesiriyle hem yerli, hem yabancı romancılığı yönlendiren bir akım olarak tanımlanır. Türk Edebiyatında Bovarizm kavramı hakkında en ayrıntılı tanımlamayı Himmet Uç (2006) yapar. Ona göre Bovarizm “Şartlarını düşünmeden büyük hayaller ve aristokrat yaşamlar arzu etme ve hüsrana uğrama anlamına gelir. Flaubert’in Madam Bovary romanı bu duygunun izahıdır.”
Mutlaka okumanız gereken bir kitap hepimizin kendimizle ilgili şeyler bulabileceğimiz bir roman.
Polisiyeyi sevmeme sebep olan, güncel yazarlardan en kıymetlisi. Sahiden çok güzel ilerleyen ve akıllarda kalan, Istanbul'un tarihine olan merakımı arttıran bir kitap. Ve tüm bunların polisiyeyle muhteşem birleşimi 🧡
Kitabın adı ÇIPLAK HAYAT olacak. Yazım yanlışı mevcut. Bu düzenlemenin yapılması için nereye ulaşmam gerektiği konusunda fikri olan varsa çok sevinirim.
Çıplak HayatLuigi Pirandello · Aylak Adam · 201520 okunma