Antikacılarda vakit geçirmeyi çok severim. Çok bir şey almasam da dolaşmak, bu size nereden geldi demek, bir eşyanın hikâyesini masal gibi dinlemek, fiyatını sormak, alacak gibi olmak ama almamak, eşyalara dokunup yerine bırakmak, elimin tozlanması falan hoşuma gidiyor.
Her eşyanın insanı yaralayan bir hikâyesi olduğuna inanıyorum ya da belki de ben yaralanmaya çok müsaitim.
Kitabımızın konusu; Bay ve Bayan Wright için işler uzun zamandır yolunda değildi. Hayatı boyunca yüz körlüğünden mustarip olan Adam durumunu kabullenmiş bir işkolikti ve karısı Amelia da kendini hayvan barınağındaki tam zamanlı işine adamıştı. Tam da yıldönümleri yaklaşırken, İskoçya’da iki günlük tatili kazanan çift bu hafta sonunun evliliklerini onaracağını ya da tamamen bitireceğini biliyordu. Bilmedikleriyse bu geziyi tesadüfen kazanmamış olduklarıydı. İçlerinden biri çok uzun zamandır yalan söylüyordu.
Uzun zamandır okuma listemde olan bir kitaptı, konu itibariyle de bir çırpıda okunacak güzel bir gerilim/gizem romanı aynı zamanda. Bu tarz romanları okumayı özlemiştim, okurken kendi hayatımdan bazı duygularla bağdaştırdığım çok oldu. Ruhsal durumumu kötü etkilese bile kitaplarla bu tarz duygusal bağlar kurmak kitap okumanın hazzını arttırıyor bende. Baba/kız çatışmalarını okurken altını çizdiğim, okurken duraksadığım cümleler oldu. Kitabımızın ana konusu olan problemli evliliğe gelirsek de ters köşeleri sevdim, her bölüm sonu yaklaşan gerilimi ve bir sonraki bölümü okuma isteği uyandıran merak duygusunu da yazar başarılı bir şekilde bize aktarmış, son kısımlara kadar keyifle okuduğum bir kitaptı ama bu hikayeye o sonu asla yakıştıramadım. Temeli intikam olan hikayenin hedefine ulaşmasını isterdim.
Okumak isteyenlere şimdiden keyifli okumalar dilerim.
Ne zaman babamın kelimeleriyle benimkileri teraziye koysam onunkiler hep kafamın içindeki düşüncelerden daha ağır daha güçlü ve daha kalıcı geldiler. Benim düşüncelerim Medcezir misali bir kabarık bir alçalıyor, özgüvenimi yerle yeksan ediyordu. Ama kumdan kaleler asla sonsuza kadar ayakta kalamazlar. Artık onun hükmü altında değilim ve kendimi onun gölgesi altında yaşamaya mahkum eden tek kişinin yine kendim olduğunu fark ettim. Görülmekten bu kadar korkmasaydım istediğim zaman oradan çıkabilirdim.