Zeynep

Puan vermedi·312 syf.··
2025 9. kitabı
·
22 günde okudu
·
Okunma: 02 Eylül 2025 22:36
Kitabımızın konusu; Bay ve Bayan Wright için işler uzun zamandır yolunda değildi. Hayatı boyunca yüz körlüğünden mustarip olan Adam durumunu kabullenmiş bir işkolikti ve karısı Amelia da kendini hayvan barınağındaki tam zamanlı işine adamıştı. Tam da yıldönümleri yaklaşırken, İskoçya’da iki günlük tatili kazanan çift bu hafta sonunun evliliklerini onaracağını ya da tamamen bitireceğini biliyordu. Bilmedikleriyse bu geziyi tesadüfen kazanmamış olduklarıydı. İçlerinden biri çok uzun zamandır yalan söylüyordu. Uzun zamandır okuma listemde olan bir kitaptı, konu itibariyle de bir çırpıda okunacak güzel bir gerilim/gizem romanı aynı zamanda. Bu tarz romanları okumayı özlemiştim, okurken kendi hayatımdan bazı duygularla bağdaştırdığım çok oldu. Ruhsal durumumu kötü etkilese bile kitaplarla bu tarz duygusal bağlar kurmak kitap okumanın hazzını arttırıyor bende. Baba/kız çatışmalarını okurken altını çizdiğim, okurken duraksadığım cümleler oldu. Kitabımızın ana konusu olan problemli evliliğe gelirsek de ters köşeleri sevdim, her bölüm sonu yaklaşan gerilimi ve bir sonraki bölümü okuma isteği uyandıran merak duygusunu da yazar başarılı bir şekilde bize aktarmış, son kısımlara kadar keyifle okuduğum bir kitaptı ama bu hikayeye o sonu asla yakıştıramadım. Temeli intikam olan hikayenin hedefine ulaşmasını isterdim. Okumak isteyenlere şimdiden keyifli okumalar dilerim.
Edebiyat
Taş Kâğıt MakasAlice Feeney · Yabancı Yayınları · 20238,2bin okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Puan vermedi·112 syf.··
2025 7. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 30 Temmuz 2025 23:50
* ...Bu yüzden benim söylediğim her şey gelecekle ilgiliydi. Çünkü gelecek, istediğim renklerle boyamak üzere hâlâ benimdi. Sıfır Noktasındaki Kadın; Mısırlı, feminist yazar Neval El Seddavi tarafından kaleme alınıp 1987'de basılır. Kitap; Neval El Seddavi 'nin "mısırlı kadınlarda nevroz" konusunu araştırmak üzere gittiği kanatır cezaevi’nde tanıştığı, cinayet işlemekten dolayı idama mahkûm edilen fahişe Firdevs’in yaşamını anlatan biyografik bir romanıdır. Müslüman bir ülkede, erkeklerin, iktidarın gölgesinde gerçek kimliğini bulamayan, bu coğrafyada kadın olmanın, insan olmanın, fahişe olmanın ne anlama geldiğini ölmeden birkaç saat önce Saadavi’ye anlatan firdevs’in ağzından dinleriz bu öyküyü. Kitabı okumak zordu. Edebi yönden değil maalesef psikolojik yönden çok zorlayıcı bir kitaptı. Nispeten daha iyi koşullarda yaşasak da ( bu da Atatürk'ün bize armağan ettiği Cumhuriyet sayesindedir ) aynı zihniyet bizim ülkemizde de mevcut. Bazı coğrafyalarda kadın olarak doğmak insanı dine karşı büyük sorguya itiyor, sadece dine karşı değil varoluş nedenine, vicdan, adalet, topum ahlakı... Baştan sona insanı sürekli sorguya iten bir kitaptı benim için. Cumhuriyetin varlığına ve bir nebze yaşanılabilir hayatımıza şükür. Kitabı okumak isteyenlere bol bol gönül ferahlığı diliyorum, okurken yüreğim sıkışıyordu. Hepimiz için yaşanılabilir bir hayat keşke bu kadar imkansız olmasaydı.
Edebiyat
Sıfır Noktasındaki KadınNevâl El-Seddavi · Metis Yayınları · 202526,2bin okunma
Puan vermedi·192 syf.··
2025 6. kitabı
·
18 günde okudu
·
Okunma: 23 Temmuz 2025 17:26
Deli Tarla, Şermin Yaşar'dan okuduğum ikinci kitap. Hikaye okumayı sevdiğim için okumaktan zevk aldığım bir kitap oldu. Kitabın içinden hoşuma giden hikayelerden de kısa kısa bahsetmek istiyorum: ● İlk hikayemiz kitaba da ismini veren Deli Tarla, anneleri ölen kardeşlerin miras paylaşımı sırasında yaşadıkları anlaşmazlığı konu alıyor. Lanetli olduğunu düşündükleri deli tarlanın kime bırakılacağına bir türlü karar veremeyen kardeşlerin hayatlarına kısa bir göz attıktan sonra asıl mesele olan deli tarla ve yere düşen yıldızların hikayesini okurken "fark edilseydi böyle olmazdı" diye düşünmeden edemiyor insan. Hikayeyi daha okunur kılan da bu detaylar olduğu için bence hem başlangıç hikayesi hem de kitap ismini hak eden bir hikaye olmuş. ● Severek okuduğum bir diğer hikaye Adieu Hala, beklemenin ve gitmek istemenin bitmek tükenmek bilmeyen umuduyla her güne bir elvedayla hazırlanmanın hikayesi. ● Cebimdeki Osman'ı bayıla bayıla okudum, hikayenin içine girmek ve o antikacılarda dolaşmak istedim. Antikacılara ve hikaye uydurmaya merakı olan herkesin severek okuyacağı bir hikaye. ● Ama Öyle Olmadı, bir masalı dinliyormuş gibi okudum hikayeyi. Adının hakkını veren buruk başlayan, buruk ilerleyen ve öyle de biten bir hikaye. Çevresindeki insanlardan farklı görünen Ramiz, hayatı boyunca sürekli dışlanır. Hani hep duyarız, sıkıntılı geçen hayatlardan sonra yıldızı parlar bazı insanların, kahraman ya da başrol olurlar ya ha işte bu hikaye öyle olmuyor. Gerçeklikle bağı hem var hem yok gibi bir hikayeydi o yüzden çok sevdim, üzüldüm. ● Kamil'in Denizkızı, düşüp ayağı kalkmayı başarmış insanların varlığından dolayı kendisini yetersiz, eksik bulan ve dertsiz olmasına rağmen dertlenen bir adamla, görece daha mutlu, tasasız ve denizkızlarını gören Kamil'in hikayesi. Mutsuz ve
Edebiyat
Deli TarlaŞermin Yaşar · Doğan Kitap · 20258,5bin okunma
Puan vermedi·164 syf.··
2025 5. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 16 Temmuz 2025 22:44
Mürebbiye, Hüseyin Rahmi Gürpınar'dan okuduğum ikinci kitap. Yazar, yanlış batılılaşma üzerine yazdığı bu kitabında aynı zamanda insanı güzellik ve masumiyet kavramları hakkında sorguya itiyor. Kitabımız, Fransa'da fahişe olarak çalışan bir kadının gayrimeşru çocuğu olarak dünyaya gelen Anjel'in hikayesiyle başlar. Annesi gibi fahişe olarak çalışan Anjel'in yolu, birtakım olaylardan sonra İstanbul'da yaşayan Dehri efendinin konağına düşer. Kendisini namuslu bir hayat yaşayıp çalışarak hayatta kalmaya çalışan iyi, masum bir mürebbiye olarak tanıtır. Güzelliği ve tatlı diliyle çok da büyük çabalara girmeden konaktaki çocukların mürebbiyesi olur. Ama huylu huyundan vazgeçmez, zamanla konaktaki erkeklerle yakın ilişki kurup aynı anda onlarla gönül eğlendirmeye başlar, ipler ha koptu ha kopacak derken kızın güzelliği onu masum biri konumunda sabit kılar. Okuması kolay ve eğlenceli bir kitaptı. Dönemin yapısını ve alafranga merakını, sade bir üslupla başarılı bir şekilde aktarmış yazar. Kitabı okurken eğlenmiş olsam da güzelliğin masumiyet ve iyilik olarak algılanması canımı sıktı. Eskiden böyleydi artık böyle bir algı yok da diyemiyoruz. Biri güzelse kötülükler tüm çıplaklığıyla ortada olsa bile bir şekilde aklanmaya mı çalışılmalı?
Edebiyat
MürebbiyeHüseyin Rahmi Gürpınar · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202511,2bin okunma
Puan vermedi·182 syf.··
2025 4. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 11 Temmuz 2025 10:40
Hüseyin Rahmi Gürpınar'ın kalemine bayıldım. Kendisine boşuna sokağı edebiyata taşımış yazar demiyorlar. Artık favori yazarlarımdan biridir kendisi. Cadı kitabı okuma listemde olan bir kitaptı, hatta geçtiğimiz yılda Furkan Andıç ve Buse Meral'in başrolleri paylaştığı aynı isimli filmi de yayımlanmıştı. Filmi henüz izlemedim ama izleme listeme ekledim. Kitabın konusuna gelirsek; Naşit Nefi efendi karısı Binnaz hanımın ölümünden sonra yeniden evlenmek için bir klavuz (çöpçatan) aracılığıyla Fikriye hanıma görücü olur. Fikriye ise kocasını yeni kaybetmiş, bir çocukla dul kalmış, amcasının evinde yaşamaya başlamıştır, bu durum yengesini rahatsız ettiği için Fikriye hanımın Naşit Nefi ile evlenmesine çok sıcak bakmaktadır. Naşit Nefi'nin ölen karısının bir cadı olarak ruhlar aleminden kocasının evlendiği kadınlara musallat olup, birinin de ölümüne sebep olduğu söylentilerine rağmen bu evlilik için Fikriye'ye baskı kurmaya devam eden yenge hanımın ziyaretine Fikriye hanımın eski bir aile dostu gelir. Bir komşusu vasıtasıyla Naşit Nefi efendinin daha önceki karısı Şükriye hanımın cadıyla yaşadıklarını çat pat duyan bu tanıdık soluğu Fikriye hanımın yanında alır. Uyarıları yenge hanım tarafından kulak ardı edilip mantıksız bulununca, Şükriye hanımı ziyaret edip olayları ondan dinlemekte karar kılarlar. Şükriye hanım evlilik süreci boyunca cadıyla yaşadıkları olayları anlatmaya başlar. Bizi de içine çeken bu varlık ve yokluk meselesi kitabın sonuna kadar devam eder. Natüralist bir yazar olan Hüseyin Rahmi, romanda bize halkın dilini, zihniyet yapısını, kadın-erkek ilişkisini çok iyi yansıtmış. Okurken o dönemde var olan bazı zihniyetlerin hâlâ devam ettiğini fark edince üzüldüm. Bunca zaman geçmiş, bunca zaman boşa mı geçmiş, durduğumuz yerde de geçmemiş zaman; bilim, kültür,
Edebiyat
CadıHüseyin Rahmi Gürpınar · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20255,5bin okunma