Papatya

Papatya
@Astemma
Ne zaman biter acaba?
“Celal üzerimde ileri geri giderken daha ne kadar kaldigini hesaplamaya çalışıyorum. Bir yandan onu takip ederken, bir yandan da gereken yerlerde gereken hareketleri, sözde tepkileri ve sesleri yerine oturtmam lazim. Az kaldi veeeee simdi tamam... Bagirmaya başlıyorum; onun çıkardığı sesler arasina kendi sesimi özenle yerlestirerek, sanki zevkten kendimden geçmis gibi bağırmaya başlıyorum. Yavas yavas sesimi azaltarak sakinleştiriyorum.simdi kisa kisa nefes alip ver, tamam iste, bitti...
Sayfa 34
Kitap Alıntısı
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Düşünüyor musun?
"Düsünmüyorsun, düsüyorsun. Düsündügünü zannediyorsun, ama sadece yoklukta biraz daha irtifa kaybediyorsun. Cikabilmek için sözüm ona düsündükçe, her gün biraz daha nefessiz, boguluyor- sun. Sen düsünmüyorsun. Düsünmek, var olabilmek ile olur ancak. Sen var misin?"
Sayfa 23
Kitap Alıntısı
Bağımlı stilde ilişki kurmak -2
“Kontrol etme yoluyla karşısındaki kisiyi degistirecegine inanirlar. Bunu da karşısındakine bakarak, onun hastabakıcısı, hemsiresi, terapisti olarak, maddi sikintilarinda banka görevi görerek ya da çok daha çesitli yollarla yaparlar. Ne kadar çok ilgi ve aşırı sevgi gösterirlerse o kisiyi kendi istedikleri forma uygun hale getirebileceklerini düsünürler. Buradan baktigimizda daha net görürüz ki aslinda tüm abartılı sevgi ve ilgi gösterilerinin arkasinda yatan, kisinin kendi duygusal ihtiyaçlarını tatmin etme ihtirasidir. Elbette tüm bunlarin en yaralayia sonucu bir baskasiyla aşırı yakin,iç içe, çok baglı bir iliski kuruyormus gibi gözükse de aslinda kimseyle saglikl bir temelde gerçek bir yakinligi içeren iliski kuramıyor oluşlarıdır. Sevgiyi istemiyor, ona ihtiyaç duyuyorlardir.Mecbur hissediyorlar ve tehlikeli sularda yüzdüklerini düsünerek, kendilerini sevginin akışına birakamadan tetikte duruyorlardir.”
Sayfa 41
Alıntı
Bağımlı stilde ilişki kurmak -1
Bas edemezler bilinmeyenle; olanin bitenin beliri olmasi, yasadiklarının neler olacaginn bilinip tahmin edilmesi çok mühim hatta elzemdir. Belisizlik ve degisim karşısında caresiz ve aciz hissettikleri için yeni bir duruma, bitise, sonlara tahammül edemezler. Bu kadar yogun bir kontrol etme ihtiyaci dünyaya dair temel güven duygusunun kaybolmuş ya da hiç gelismemis olmasindan kaynaklanir. Zemin saglam degildir. Bastıkları yer her an kayabilir, kırılabilir, yutabilir gibi tehlikede hissederler. Geçmiste ebeveynleri tarafindan yeterince korunmamış , riske edilmis çocuklardir onlar. Disariya güvenebilmek içeriye güvenin saglam bir sekilde tesis edilmesiyle mümkündür.
Sayfa 40
Alıntı
Evlilik ilişkisi koşulları
Hem bir evlilik ilişkisinin başka ilişki biçimlerine göre daha yakın ve iç içe olan formuna ihtiyaç duyar hem de bu yakınlık kendi içlerindeki en gerçek ve maskesiz yönlerini ortaya çıkaracak diye korkarlar. Yani kendileri olmaktan ölesiye çekinirler. Muhtemelen çocukluk evinde kişiler mevcut düzeni korumak pahasına olduklarından farklı rollere bürünmüş ve birbirlerini sevgiye ikna etmeye çalışmışlardır. Kendiliğinden ve dolaysız hatta koşulsuz sevmeyi yeterince deneyimlememişlerdir. Bu nedenle duygulara da maske takmaya alışmışlardır. Bir yandan en zayıf ve ürkek taraflarını mecburen sergilerler bir yandan da bu yönleri nedeniyle hor görüleceklerini düşünüp güçlüyü oynarlar. Elbette bu kayganlık, bir evlilik ilişkisinin gerektirdiği doğallık ve gerçeklikle taban tabana zıttır.
Sayfa 203
Alıntı