Aklın başından gitti zaman içinde. İnsanın kendi yüzüne tahammül edememesi gibiydi. Aynayı parçalayacaktın ya da yüzünü. Cesaretin olsaydı yüzünü parçalayabilirdin. Sen aynayı kırmayı tercih ettin. Yazarak.
Dedi: Bu ne tanışıklık! Kimsin ey, in misin cin misin? Çık yollarıma benim sen ey, ne’msin bileyim. İste yollarımı ömrüne sereyim, iste ömrüne ömrümü vereyim. Bu ne tanışıklık ama, bildir bileyim.