Yorgunluk diye adlandırmak doğru değil belki,
ama rahat değilim, korkuyorum. Düşenlerle böbürlenen bir dünyada
yaşıyoruz. Atamıyorum adımımı, ürküyorum, onun için yere basamıyorum. Evet... belki yorgun değilim, korkağım yalnız... Beni altüst edecek bir serüvenin ardından gelecek o büyük yorgunluktan korkuyorum. (Yahudiyim, korkunun ne demek olduğunu çok iyi bitirim.) Korkunç bir yorgunluk olur bu...
Ancak akıl hastanesinde dinlenebilir insan; gözünü sabahtan akşama dek bir yere dikip oturacak...
Mesela neden senin odanda duran, sen sandalyende ya da çalışma masanda otururken, uzanırken, ya da uyurken, seni bütünüyle gören mutlu bir dolap değilim? Neden değilim?