"İrfan ise düşüncenin bütün kutuplarını kucaklayan bir kelimedir; insanoğlunun has bahçesi, ayırmaz birleştirir. Bu bahçede kinler susar, duvarlar yıkılır, anlaşmazlıklar sona erer. İrfan kendini tanımakla başlar. Kendini tanımak önyargıların köleliğinden kurtulmaktır, önyargıların ve yalanların. Tecessüsü madde dünyasına çevrilmeyen, zekayı zirvelere kanatlandıran uzun ve çileli bir nefis terbiyesi irfan. Kemale açılan kapı, amelle taçlanan ilim. İrfan bir tanrı vergisi, cehitle gelişen mevhibe.
"Meriç'e göre, gerçek kültür bir tutkudur, insana inanıştır, kendini insanlığın kaderinden sorumlu tutuştur. Bir sevgidir kültür, insanın kendi kendini fethidir. Dünya çapında bir hümanüzmanın inşasıdır. Bugünü mazi ile zenginleştirmektir. Mazi ve istikbal ile..
"İnsanlar ne diye böyle yaparlar, bilmem ki! İyiliğe karşılık hep kötülük, hep kötülük. Sonra yaptıklarından utansalar, pişman olsalar bari! O da yok... Hep kendilerini haklı görürler, rahatlarının bozulmasına dayanamazlar. Sanki çevrelerindeki insanlar onlaran yaranmak zorundaymış gibi her şeyi onlardan beklerler. "