Defoe'nin Plan'ımn delillerle desteklediği iktisat bilimi türü
Robinson Crusoe iktisadının tam tersidir. Bir Plan'da Defoe İngiliz
yünlü kumaş imalatını geliştiren şeyin serbest piyasa değil,
devlet korumacılığı ve sübvansiyonlar olduğunu açıkça ortaya
koyar. Ülkesinin etkin bir ham yün üreticisi olduğu ve böyle kalması
gerektiğine dair piyasadan gelen sinyallere karşı çıkarak,
VII. Henry bu tür hoşa gitmeyen gerçekleri kasten çarpıtmıştır.
Böylelikle , İngiltere'yi nihayetinde önde gelen bir endüstriyel ülkeye
dönüştüren süreci başlatmıştır. İktisadi kalkınma günlük yaşayan
Robinson Crusoe gibi kişilerden daha ziyade Vll. Henry
gibi geleceği inşa eden kişileri gerektirir.
Dolayısıyla bir casus olarak çifte hayatına ilaveten Defoe, farkına
varmaksızın bir iktisatçı olarak da çifte hayat sürmüş; kendi
iktisadi analizi serbest piyasanın ve serbest ticaretin sınırlarım
açıkça gösterirken, kurmaca eserinde serbest piyasacı iktisadın
başkahramanını yaratmıştır.
VII. Henry tarafından uygulamaya konulan ve kendisini izleyenler
tarafından sürdürülen politikalar olmaksızın - bütünüyle
imk!nsız olmasa bile - İngiltere'nin bir hammadde ihracatçısından
, Avrupa'nın o zamanki ölçülerinde , yüksek teknolojiye dayanan
bir sınai merkeze dönüşmesi çok zor olacaktı. Bu , sanayi
devrimini besleyen çok büyük hammadde ve gıda ithalatını finanse
eden ihracat kazançlarının büyük bölümünü sağladı.9 Bir Plan,
kapitalizmin temel söylencesi olan , 'İngiltere başarılı olmuştur,
çünkü refaha giden doğru yolu - yani serbest piyasayı ve serbest
ticareti - diğer ülkelerden önce bulmuştur' söylencesini paramparça
etmiştir.
“Ekonomi disiplini matematiğe ve tamamen teorik, bazen de fazlasıyla ideolojik spekülasyonlara duyduğu çocuksu tutkudan asla tamamen kurtulamamıştır. Ekonomistler pek çok zaman yalnızca kendilerini ilgilendiren ufak matematik problemlerine kafa yorarlar, bu da, dünyamıza dair çok daha karmaşık başka sorulara yanıt vermek zorunda kalmadan, kendi çalışmalarına görünüşte bilimsellik katmalarına izin verir.”
“Ekonomi disiplini matematiğe ve tamamen teorik, bazen de fazlasıyla ideolojik spekülasyonlara duyduğu çocuksu tutkudan
asla tamamen kurtulamamıştır. Ekonomistler pek çok zaman yalnızca kendilerini ilgilendiren ufak matematik problemlerine kafa yorarlar, bu da, dünyamıza dair çok daha karmaşık başka sorulara yanıt vermek zorunda kalmadan, kendi çalışmalarına görünüşte bilimsellik katmalarına izin verir.”