Ares ares

Ares ares
@Ates8
Bilim, kendimizi ve başkalarını kandırmamanın en gerçek yoludur.
266 okur puanı
Mayıs 2017 tarihinde katıldı
Elbette, sınai mallar üzerindeki tarifeler, bir ülkenin yeni oluşan bebek endüstrilerini desteklemek için kullanabileceği pek çok araçtan sadece biridir. Sonuçta, Hamilton'ın orijinal tavsiyesi bebek endüstrileri desteklemek için patentleri, ürün kalitesi standartlarını ve kamusal altyapı yatırımlarını da içeren on bir türde tedbiri listelemektedir. İngiltere ve ABD, tarifeleri en saldırgan biçimde kullanmış olan ülkeler olsalar da diğer ülkeler de sıklıkla diğer politika müdahale araçlarını (örneğin, kamu iktisadi teşebbüslerini, sübvans:iyonları veya ihracat için pazarlama desteklerini) yoğun şekilde kullanmışlardır.
Kitap Alıntısı
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Dolayısıyla serbest ticaret yanlısı görüşlerin baş destekçisi olan İngiltere ve ABD sadece serbest ticaret ekonomileri değillerdi, fakat her biri dünyanın baskın sınai gücü oluncaya kadar zengin ülkeler arasındaki en korumacı iki ekonomiydiler.*
Kitap Alıntısı
ABD ancak 2.Dünya Savaşı'ndan sonra hakim konuma geldiğinde, ticaretini serbestleştirmiştir. Bu aşamadan sonra Fransa gibi bazı ülkeler korumacı görünmeye başlamışlardır. Fakat o zaman bile, fark o ölçüde büyük değildir. 1 962'de ABD' deki ortalama sınai tarife hala % 1 3 'tür. Ortalama sınai tarife oranlarının sadece % 7 olduğu Hollanda ve Almanya, ABD' den belirgin biçimde daha az korumacıdır. Belçika, Japonya, İtalya, Avusturya ve Finlandiya'daki tarife oranları % 14-20 aralığından biraz daha yüksektir. Fransa, 1 959'daki % 30 tarife oranıyla bir istisnadır. ABD 1 970'lerin başına kadar serbest ticaretin önde gelen uygulacısı olduğunu iddia edememiştir. O zamana kadar diğer zengin ülkeler, ABD'yi iktisaden yakaladılar ve kendi sınai tarifelerini düşürebilecek konuma eriştiler. 1973 'te, Finlandiya'nın % 1 3 , Avusturya'nın % 1 1 ve Japonya'nın % 10 düzeyindeki tarife oranlarına kıyasla ABD'ninki % 12 idi. AET (Avrupa Ekonomik Topluluğu) üyelerinin ortalama tarife oranı % 8 ile ABD'ninkinden hatırı sayılır ölçüde düşüktü.
Kitap Alıntısı
Japonya söz konusu olduğundaysa durum şöyledir: Bu ülke sınai gelişme sürecinin başlangıç döneminde hakikaten serbest ticaretin gereklerini yerine getirmiştir: Ancak bu bir tercih olmaktan öte, 1 853 'ten başlayarak Japonya'nın Batılı ülkelerce bir dizi eşitsiz anlaşma imzalamaya zorlanmasının sonucudur: Bu anlaşmalar 1 9 1 l 'e kadar Japonya'nın tarife oranlarını % 5 ' in altında tutmuştur. Fakat ülke, tarifeleri üzerindeki otonomisini yeniden elde edişinden ve sınai mallar üzerindeki tarifeleri yükseltişinden sonra bile ortalama tarife oranı sadece % 30 civarında kalmıştır.
Kitap Alıntısı
Tarifeler Almanya'da nisbeten düşüktür. 1 9 . yüzyıl boyunca ve 20'inci yüzyılın başında (1. Dünya Savaşı'na kadar) Almanya'daki ortalama tarife oranı % 5- 1 5 düzeyindedir. Bu oranlar % 35-50 aralığındaki Amerikan ve İngiliz ( 1 860'lardan önceki) oranlarından hayli aşağıdadır. Kendi sanayilerinin lehine daha korumacı olduğu 1 920'lerde bile Almanya'nın ortalama tarife oranı %20 civarında kalmıştır. Bu anlamda serbest ticaret mitolojisinde sıklıkla anılan ·faşizm eşittir korumacılık iddiası bir hayli yanıltıcıdır.
Kitap Alıntısı