Ortaçağ klasik kültürü görmezden gelmez. Her ne kadar ortaçağda bir çok antik dönem yazarının metinleri kaybedildiyse de (örneğin Homeros ve Yunan trajedi yazarları) Vergilius, Horatius, Tibullus, Cicero, Genç Plinius, Lucanus, Ovidius, Statius, Terentius, Seneca, Martialis, Sallustius gibi yazarlar tanınırdı. Bu yazarların hafızada yerinin olması herkes tarafından tanınıyor oldukları anlamına gelmiyordu elbette. Bazen bir yazar,çok zengin bir kütüphanesi olan bir manastırda iyi tanınsa da başka yerlerde hiç tanınmazdı. Ama bir bilgi açlığı vardı ve iletişimin bu kadar zor olduğu (ama göreceğimiz üzere, çok yolculuk yapılan) bir dönemde âlimler değerli elyazmaları bulmak için ellerinden gelen her şeyi yapardı.Ancak klasik yazarların yorumlanma tarzı Hıristiyanlığı temel alan bir yorumlamanın amaçlarına uyarlanırdı.