Nursel...

" Gidenler bizden hep bir parça götürürler... O parçanın yerinde de derin izler kalır... Herkesin bir yara izi vardır insanlardan gizlemeye çalıştığı saklamak için çok uğraştığı bir yara izi herkesin bir yara izi vardır kimseye dokundurtmayacak kadar güzel olan baktıkça nefes alabiliyor olmanın kıymetini anlamanı sağlayacak bir yara izi... Bu izlerle yaşamaya alışırsın bir sabah belki gün doğarken baktığında dışarı yaşamayı yeniden sevebilirsin ve bir gün elbet birileri o yara izlerine dokunur acın da biraz olsun hafiflemeye başlar..."
Şiir
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Bakıyorsunuz kuşlar hazır... Sokak lambaları yanık unutulmuş... Bir kadıköy vapuru hınca hınç insan... Çok geçmeyecek... Martılar beyhude turlar atacak Kıyılar lağım konserve kutuları Mısır koçanları... Sevgi aranabilir yine Korkusuzca say koskoca kederlerini Bir kuyu bulunabilir... Cahit Zarifoğlu
Şiir
İsmail kılıçarslan hüznü anlatmıştı yepyeni bir bakış açısıyla: "Madem ki dünya bir sürgün yeridir, sevgili"den ayrılışın acısıdır, kovulmuşluktur… O halde insanın dünya ile ilişkisini belirleyen en temel duygulardan biri hüzündür. ..... ..... ..... Bakmayın siz hüznü bir hastalık olarak tanımlamaya meyyal mutlulukperest bir takım modern psikiyatri azmanlarına. bu dünyada araz olan mutluluk, asıl olan hüzündür. o yüzdendir ki "hüzün insanı olgunlaştırır da, hatta kemale vasıl eder" denilmiştir sözüne itibar edilen adamlar tarafından. ... ... ... Hüzünden kurtulmanın yolu sanal olanda, yalan olanda, sahte cennetlerde değildir. "içelim de neşemizi bulalım" diyen adam sadece kendini kandırmaya ayarlıdır böylece. Bizse , bu külbe-i ahzan olan dünyanın sahte ırmaklarından içmeyi reddederiz. Bizim hüznümüzü giderecek su , bu dünyanın, bu sürgünün suyu değildir. İlhami çiçek"e kulak verelim: "Yalnız hüznü vardır kalbi olanın." ... ... ... Sevgili oğlundan ayrılışının acısını ancak hüzünle bastıran bir babayı , evini külbe-i ahzana yani hüzünler kulübesine çeviren Yakup"u hatırlayalım ve Yusuf "u hatırlayalım. Hani o, kardeşlerinin ihanetine uğrayıp hüzünler kuyusunda kalmıştı da "şüphesiz, Rabbim olan Allah beni bu darlıktan kurtarır" demişti."
Edebiyat
" Güz yanığı bir durgun sessizlikle örtülü her şey ve yırtılmış bir tül gibi savrulup duruyor zaman..." # Ahmet Telli
Şiir
" Sıradan ve küçük bir kentin akşam yaşantısına dışarıdan bakarken kim bilir ne zamandan beri sıradan akşamlar tarafından dışlandığımı düşünüyorum; bunun gibi binlerce kenti, akşamın inmesini seyreden insanların doldurduğu binlerce aydınlatılmış mekanı geçiriyorum aklımdan... "
Edebiyat