" Rousseau, çağdaşlarının yüzüne tükürür gibi sorar: İçinizde Mandaren'i öldürmeyecek kaç kişi var? Kimdi bu Mandaren? Çin Maçin'de yaşayan bir meçhul insan. Yani bir mücerret. Oturduğumuz yerden bir düğmeye bastık mı geberecekti herif, biz hazinelerine konacaktık, kimselerin ruhu duymayacaktı, şöhretimiz gölgelenmeyecek şerefli bir insan olarak yaşamaya devam edecektik.
Ahlâk bu suale verilecek cevaptaydı, Rousseau için. "