Karakterleri ve yaşam tarzları birbirinden farklı 3 yakın arkadaşın hayatına konuk olduğumuz Ahmet Ümit’in bu sürükleyici polisiye romanında, diğer romanlarından farksız olarak, satırların arasında zaman kavramından uzaklaşıp kendinizi romanın içinde bulmamız mümkün.
‘Üç Kafadar’: Selim, Kenan ve Nihat
Çocukluk günlerine dayanan ve yıllar süren dostlukları, çocukken hep yaptıkları gibi, birbirini asla yalnız bırakmamaları ve ne olursa olsun birbirlerini desteklemeleri, korku ve şüphe dolu bir maceraya yelken açmalarına sebep olur.
Birbirinden farkı hayat anlayışları, yaşam tarzları, kişilik özellikleri ile bu üç kahraman; orta yaşlardalar ve içlerinden birinin ‘ölümsüzlük’ arzusu onları tahmin ettiğinden bambaşka yerlere sürükler.
Eserimizin anlatıcısı Selim; ağır başlı ve arkadaş grubunun, tabiri caizse, en aklı başında üyesidir. Nihat ise, ömrü boyunca iki arkadaşının gölgesinde kalmıştır ve bu yüzdendir ki onları taklit etmeye yatkın bir kişiliğe sahiptir. Kenan, diğerlerinden farklı deli dolu bir kişiliğe sahiptir. Varlıklı bir aileden geliyor olmasının da verdiği etkiyle her zaman anı yaşayan ve her istediğini elde eden bir karakterdir.
Eserin Okuyucuya Verdiği Lezzetler
Betimlemeler, hiç şüphesiz romanın içerisine girebilmemiz açısından en önemli faktörlerdendir. Beyoğlu Rapsodisi‘nde sıkça betimlemelere yer verilmiştir. Fakat bu betimlemeler öylesine açık ve ilgi çekici ki, betimlenen ‘Mis Sokak’da ki coşkulu kalabalığın sesi kulaklarımıza kadar geliyor.
“Boyu kısaydı ancak Beyoğlu’nun en kalabalık sokaklarından biriydi. Hele yaz gelip de, ikindi üzerleri sokak, koyu bir gölgeye büründü mü, kafelerin, kahvehanelerin, barların müşterileri dışarı konulan masalara, iskemlelere yayılmaya başlar, bu pek de uzun olmayan alan çeşit çeşit, renk renk insanlarla dolup