CEMAL

CEMAL
@Atticus917
Türkçe Öğretmeni
Yüksek Lisans
Kocaeli
20 Ocak
304 okur puanı
Ocak 2020 tarihinde katıldı
Şu anda okuduğu kitap
Puan vermedi·438 syf.··
2021 12. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 03 Mart 2021 18:33
Otuz iki yılda tamamlanan, sadece kendi eserleri arasında değil edebiyatımızda da bir mihenk taşı sayılabilecek İnce Memed serisinin ilk kitabıdır. Kitap sizleri daha ilk satırından itibaren içine çekmeye başlıyor. "Bir kitabı okurken betimlenen çorbanın kokusu sizin burnunuzda tüttü mü?" , "Bir kitabı okurken daha önce adını duymadığınız köylerin sokaklarında dolaştığını hissettiniz mi?" veya "O köylerde kurulan sofralara misafir olup ekmeği bölüştüğünüzü hissettiniz mi?" ... Yaptığı betimlemelerle bunun gibi birçok soruya açıkça cevap veren, olayları anlatışıyla okumuyor da size yaşıyormuşsunuz hissini sonuna kadar veren bir kitap olmuş. Yaşar Kemal ve İnce Memed'le tanışmak için daha beklemeyin derim "Öldü sanmayın, eserleriyle Yaşar Kemal!"
İnce Memed 1Yaşar Kemal · Yapı Kredi Yayınları · 202374,3bin okunma
Reklam
9/10
·240 syf.··
2021 7. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 18 Şubat 2021 09:41
Fantastik kurgu şeklinde başlayıp sonlarına doğru bilim kurgu denebilecek ögelerin yer aldığı bir kitaptır. Bilim kurgu ögelerine yer vermeyip fantastik bir eder olarak yazılmış olsaydı da okurum üzerinde aynı etkiyi bırakırdı bana göre. Bilim kurgu kitaplarına ilgisi olan veya olmayan herkesin seveceği bir kitap bence, hem de birkaç günde bitirilebilecek kadar akıcı ve yalın bir dile sahip. Okumanızı tavsiye ederim.
Su AdamıAleksandr Belyaev · İthaki Yayınları · 20174,486 okunma
8/10
·904 syf.··
2021 6. kitabı
·
14 günde okudu
·
Okunma: 13 Şubat 2021 13:42
Yazarın Gülün Adı kitabı gibi bitirdikten sonra "Şimdi ben hangi tarzda yazılan bir roman okudum?" sorusunu sordurtan bir kitap oldu benim için. Gülün Adı, benim açımdan daha az yorucu ve daha fazla sürükleyiciydi ayrıca. Sekiz yıl süren titiz ve ayrıntılı bir çalışmanın bir ürünü olan olan bu kitap bir müzenin içindeki materyalleri bize tanıtmakla başlıyor. Kitapta referans verilen, gönderme yapılan konu, terim ve kişileri, aralarında kurulan bağlantıları araştırarak alt katmanlara inmeye çalıştıkça kitabın ne kadar devasa bir bilgi birikiminin üzerinde yükseldiğini daha da net görebiliyorsunuz. Bir taraftan araştırarak ilerlerseniz yorulmakla birlikte daha çok keyif alabilirsiniz. Halk arasında yaygınlaşmamış Öztürkçe kelimelerin kullanılması zaten zor anlaşılan bir kitabın anlaşılmasını bir kademe daha zorlaştırıyor gerçekten de. Ayrıca kitabın içinde yer alan Latince cümlelerin açıklamasının sayfa altlarında değil de kitabın en arkasında yer alması ayrıca yorucu oluyor. Onlarca kez kitabın en arkasına bakmak durumunda kalıyorsunuz. Bu da ayrıca yorucu oluyor olur için. Son olarak Umberto Eco'nun bu kitabı da bildiğimiz roman türlerine girmiyor. Bu kitabı bir bilim-roman veya Eco-roman olarak değerlendirmek gerekir. Okumak isteyenler, çok çok fazla yorulacak ve kitabı anlama da ve anlamlandırma da oldukça fazla oldukça fazla zorlanacaklardır. (İncelemede yer alan bazı cümleler alıntıdır.)
Foucault SarkacıUmberto Eco · Can Yayınları · 20211,948 okunma
Puan vermedi·512 syf.··
2021 5. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 30 Ocak 2021 19:52
Oldukça sürükleyici bir kitaptı benim için. Merak duygusunu, gerilimi, elden bırakamama hissini, kısacası bir polisiye romandan beklenen her şeyi veriyor okura. Olaylar tam bitti derken yeniden başlıyor ve hiç beklenmedik, ön görülemeyen bir sonla bitiyor. Kurgusu gayet başarılı, anlatımı bir o kadar akıcı ve anlaşılır bu polisiye romanı, polisiye severlerin okumasını tavsiye ediyorum.
Şah MatMario Mazzanti · Sonsuz Kitap · 20219bin okunma
Puan vermedi·136 syf.··
2021 4. kitabı
·
25 saatte okudu
·
Okunma: 24 Ocak 2021 19:42
Savaşın yalnızca cephedekileri değil, geride kalanları da etkilediğini gösteriyor bu roman. Erkeklerin cepheye çağrılmasıyla hem askerlerin hem de geride kalanların savaşı başlıyor aslında. Cephede savaşan bir askerin ölmesi onun savaşının sonu oluyor ama geride kalanlar için savaşın tamamen bitmesi bile onların savaşının bitmediğini gösteriyor. Hem cephedekilerin hem geride kalanların, daha çok geride kalanların, savaşını tüm acımasızlığıyla anlatmış okuyucuya Aytmayov. Bunu yaparken de kendisi söylemiyor savaşın acımasız olduğunu, öyle şeyler anlatıyor ki okuyucu kendisi rahatlıkla karar veriyor savaşın acımasızlığına. Üç oğlunu ve eşini savaşa gönderen kadının yalnızlığını, acısını yaşamın kaynağı toprakla (Toprak Ana diyerek) paylaşması içini burkuyor okuyan kişinin. Son olarak, romanın geçtiği yer bir Kırgız köyü değil de, Anadolu'nun köylerinden biri olsa. Kişi isimleri Anadolu coğrafyasında yaygın olan isimlerden seçilmiş olsaydı inanın hiç sırıtmazdı. O kadar bizden bir roman olmuş Toprak Ana. Bu durumun bana göre üç sebebi var: İlki bizim soydaşlarımızın hikayesi olması, diğerleri ise acının dili olmaması ve savaşın acımasızlığının evrensel olmasıdır.
Toprak AnaCengiz Aytmatov · Ötüken Neşriyat · 202277,8bin okunma
Reklam