Olur ya bir gün,
bir sokakta kesişirse yollarımız,
hiçbir şey söylemeden bakarım gözlerine.
Tutarım ellerinden.
Dur hemen eskiye gitme.
Bir dost gibi...
Gel otur derim,
bir kapının önüne, belki de bir bank buluruz yakınlarda bir yerlerde.
Sorma, neler yaptın? diye.
Sormam da...
Nasılsın dersen;
Ağız alışkanlığıyla iyiyim derim yine.
Saate bakarım.
Epey geç olmuş diyerek, kalkarım.
Kal deme!
Epey geç oldu, anla işte..
Seçil Oğuz
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Evin içinde bir oda, odada İstanbul
Odanın içinde bir ayna, aynada İstanbul
Adam sigarasını yaktı, bir İstanbul dumanı
Kadın çantasını açtı, çantada İstanbul
Çocuk bir olta atmıştı denize, gördüm
Çekmeğe başladı, oltada İstanbul
Bu ne biçim su, bu nasıl şehir
Şişede İstanbul, masada İstanbul
Yürüsek yürüyor, dursak duruyor, şaşırdık
Bir yanda o, bir yanda ben, ortada İstanbul
İnsan bir kere sevmeye görsün, anladım
Nereye gidersen git, orada İstanbul.
youtu.be/AIHlqEh0BscÜmit Yaşar Oğuzcan