Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
İnsan gücünün çeşitli alanlarında yadsınamaz bir biçimde o kadar çok ilerleme kaydediyoruz ki, bunlara
yetişemediğimiz duygusuna kapılıyoruz; acaba bundan, hiçbir ilerleme yaşamadığımız gibi bir duygunun da kaynaklanması olası değil mi? Çünkü ilerleme denilen, sonunda bütün çabalardan ortaklaşa ortaya çıkan şeydir, ve aslında gerçek ilerlemenin hep kimsenin istememiş olduğu bir şey olacağı daha başlangıçta söylenebilir..."
"İnsanlar eskiden bugüne oranla daha rahat bir vicdanla kişi olurlardı. Eskiden insanlar saman, saplarına benzerlerdi... Bugün ise sorumluluğun ağırlık noktası insanda değil, bağlamlarda yatıyor..."
İmpkralya, "anayasasına göre liberaldi, ama klerikal yönetilmekteydi. Klerikal yönetilmekteydi ama, özgür düşünceli yașanmaktaydı. Yasanın önünde bütün vatandaşlar eşitti, ama zaten herkes de vatandaş sayılmıyordu...
Sanki insanın etrafına görünmeyen bir sınır çekilmiş. Bu sınırın ötesinde hazırlananlar ve uzaktan yaklaşanlar, sisli bir deniz gibi hep değişen, koskoca
görüntülerle dolu; insana yaklaşan, eyleme dönüşen, yaşamına çarpan, insani boyutlar ve çizgiler taşıyan, saydam ve küçük bir şey. Ve insanın sürdürdüğü yaşam ile, duyumsadığı, sezdiği, uzaktan gördüğü yaşam arasında o görünmeyen sınır, sanki dar bir kapı gibi; olup bitenlerin görüntüleri insana ulaşabilmek için buradan sıkışarak geçmek zorunda."