Aundre

Aundre
“Tu y arriveras. Mais pour l'instant tu es là. (Et c'est merveilleux…)”
10/10
·720 syf.··
Beğendi
·
2025 6. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 08 Mart 2025 16:20
''Kendimden, öfkeli olduğumda ağlayan biri olduğum için sinirliydim. Bağıran biri olmak istiyordum. Bağıran biri, ağlayan birinden çok daha iyidir.'' ------------------------ Nereden başlasam bilemiyorum... Mükemmeldi. Çok uzun zamandır bu kadar beğendiğim bir kitap olmamıştı herhalde. Ana karakterimiz Shannon hayatı boyunca birçok acıya katlanmış yaralı bir kız. Hem okul hayatında zorbalığa maruz kalmış, hem de kendi evinde sürekli şiddete uğramış bir lise öğrencisi. Alkolik, bağımlı bir baba ve sürekli ona karşı sessiz kalan bir anneye sahip. Gerisini anlamak pek de zor değil zaten... Johnny ise hayatını ragbiye adamış, çok başarılı ve mükemmelliyetçi bir karakter. Ancak geçirdiği bir ameliyat sonrası hayatı altüst oluyor. Kitabın başında ikisi bir kaza sonucu tanışıyorlar. Sonrasında zaten bir türlü kopamıyorlar. ''Slow burn'' tarzındaki kitaplardan genel olarak pek hoşlanmıyorum açıkçası. Ama bu kitaptaki olaylar o kadar akıcı ve gerçekçi yazılmış ki kitabı elinizden bırakamıyorsunuz. İki karaktere de bayıldım. Kitabın özellikle bu tarz ağır bir konuyu böyle gerçekçi bir şekilde ele alması çok hoşuma gitti. Sanırım zaten bu yüzden de olayların yavaş olması beni hiç rahatsız etmedi. Bazı bölümlerde resmen sesli güldüm, bazılarında ise gözlerim doldu. Hissettikleri duyguları okuyucuya inanılmaz bir şekilde geçirmeyi başarmış yazar. Çok çok beğendim. İkinci kitabı elime geçtiği gibi başlayacağım. Kesinlikle en sevdiğim seriler arasına girdi. Eğer listenizdeyse hiç bekletmeyin, bir şans verin derim...
1000Kitap
On Üç’ü BağlamakChloe Walsh · Martı Yayınları · 20241,590 okunma
Reklam
6/10
·472 syf.··
2025 4. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 08 Şubat 2025 23:42
''Çünkü seninle bir evi yuvaya çevirmekten daha çok istediğim bir şey yok.'' ------------------ ''Dreamland Milyarderleri'' serisinin ikinci kitabını da bitirmiş bulunuyorum artık. İlk kitabını yazın okumuştum. Üzerinden baya bir zaman geçmiş olmasına rağmen kitaba adapte olmakta hiç zorluk çekmedim. Dürüst olmak gerekirse serinin birinci kitabı beklentilerimi pek karşılamamıştı. Ancak elimde hali hazırda ikinci kitap da olunca ve bu kitaptaki karakterler daha ilgi çekici gelince seriye devam etmeye karar verdim. Bu kitapta en büyük abileri Declan ve uzun süredir asistanı olan Iris'in hikayesi anlatılıyor. Kitaptaki esas trope ''sahte evlilik''. Dolayısıyla ben bir tık daha yavaş ilerleyeceğini düşünmüştüm. Ancak kitabın daha ilk bölümünden her şey o kadar hızlı gelişmeye başladı ki, olay inandırıcılığını kaybetti. Iris geçmişteki travmalarından ötürü mükemmelliyetçi bir insan olarak lanse ediliyor. Dolayısıyla da bu ''sahte evlilik'' teklifini kabul etme sebebi olarak gösterilmiş. İşte bu bana aşırı saçma ve yapmacık geldi. O kadar da değil yani :) En tuhafı da bu evliliğin şartlarından birinin çocuk sahibi olmak olduğunu bilmesine rağmen kabul etmesi... O kısmı okuduğumda bu kitabın artık romantik kategorisinden çıkıp fantastiğe falan geçiş yapması gerektiğini düşünmedim değil... Genel olarak kitabı baya gömmüş de olsam, fena değildi diyebilirim. Fazla bir şey beklememek lazım. Akıcı, çerez bir kitaptı. Özellikle bu tarz konuya sahip bir kitap okumak isteyen olursa Ana Huang'ın Öfke Kralı kitabını tavsiye edebilirim. En çok merak ettiğim karakter Callahan'ın hikayesi anlatıldığı için büyük ihtimalle gelecekte üçüncü kitabını da okurum diye düşünüyorum...
1000Kitap
Beklenmedik KoşullarLauren Asher · Olimpos Yayınları · 20232,171 okunma
8/10
·944 syf.··
2025 3. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 04 Şubat 2025 16:09
''Sır dediğin kötü bir kozdur. Onu saklayan insanla birlikte ölür...'' --------------- Sonunda bitirebildim.Bir noktada o kadar uzun geldi ki kitap, birkaç gün daha uzayacak gibi geldi açıkçası... Bu kitaba çok büyük bir beklentiyle başlamıştım. Çünkü ilk kitabı gerçekten çok başarılıydı.Karakterler ilgi çekici, sürükleyici ve gerçekten diyalogları okurken çok eğlenmiştim. Bu kitap için de ''sürükleyici'' kısmını bir tık dışarıda bırakarak aynı şeyleri söyleyebilirim sanırım. Böyle düşünmemin sebebi biraz karakterlerin yazılış biçimlerinden kaynaklı.Özellikle kitabın birinci bölümünde Violet, ikinci bölümünde de Xaden'in tavırları sinir bozucuydu.Violetin sürekli ''ama ben doğrucuyum'', ''ama ben yalan söyleyemiyorum.'' halleri bir noktadan sonra bıktırdı. Bu kadar zor olmamalı ağzını açmamak... Hem sana her şey açıkça söylensin, gizli saklı olmasın istiyorsun; hem de biri sana bir sır verince çeneni kapatamıyorsun.Main character issues... İkinci bölümdeki Xaden'in de sürekli ''bana bir soru sor.'' mevzusu can sıkıcıydı.Yahu zaten söyleyeceksen neden zorluyorsun bu kadar. Kitabı genel olarak beğendim.Ama bana göre kesinlikle birinci kitabıyla boy ölçüşemez.Evet karakterler yine başarılı yazılmıştı; evet olay örgüsü ters köşeleriyle gayet iyiydi.Ancak o kadar gereksiz uzatılan olaylar vardı ki ; arada en heyecanlı olması gereken kısımlarda bile kitabı elimden bıraktım maalesef. Yine de üçüncü kitabı da okuyacağım.Bir tık daha sürükleyici olmasını ümit ediyorum...
1000Kitap
Demir AlevRebecca Yarros · Olimpos Yayınları · 20243,174 okunma
2/10
·392 syf.··
2025 1. kitabı
·
25 saatte okudu
·
Okunma: 24 Ocak 2025 00:00
Şimdi...Nereden başlasam gerçekten bilemiyorum. Öncelikle şunu söyleyebilirim ki kitabı bitirmem iki günümü aldı.İlk 100 sayfasını bir ay önce okumuştum neredeyse (malum final haftaları :')) belki de bu yüzden konuya, kitaba bir türlü adapte olamıyorum diye kendimi avutup durdum.Ama hayır.Gerçekten çok SIKILDIM. Çok uzun zamandır ''dark romance'' temalı bir kitap elime almamıştım ve listemdeki kitapları sipariş verirken önerilenlerde görüp bir şans vermek istedim.Ama ne yalan söyleyeyim bir tık pişman oldum. Kitap üçüncü kişi bakış açısıyla yazılmış olmasına rağmen iç monoloğu o kadar abartmış ki yazar resmen olaydan kopuyorsunuz.Karakter ''dahi'' olarak lanse ediliyor ancak ben bütün kitap boyunca doğru düzgün 1-2 haraketi dışında bir dahilik sezemedim.Bir kod yazıyor...Yazıyor işte ne olduğunu falan hiç bilmiyoruz.Çok zor bir şey (!) yaptığı vurgulanmaya çalışıldığı belli.Hem yazarın dili hem de konu çok basit.Klasik bir intikam üzerine kurulmuş bir olay örgüsü mevcut ve ne yazık ki o da bana hiç geçmedi.Hatta şöyle söyleyeyim neredeyse 300. sayfaya kadar ana konuda herhangi bir gelişme dahi yok (ki kitap zaten 391 sayfa...). Karakterler genel olarak hiç ilgi çekici değildi.Özellikle yan karakterler resmen figüran gibiydi.Belki de aşırı sıkılmış olmamın nedenlerinden biri de budur.Bunu en çok Morana'nın Amara ile son yaptığı konuşmada farkettim.Ana karakterimiz kızı yanına çağırıyor, bana güvenebilirsin nutuğu çekip bütün bu olayların neden başladığını anlattırıyor.Amara sadece bu yüzden konulmuş kitabın içine resmen.İşte tam bu noktada yazarın artık gerçekten olayları nasıl ilerleteceğini bilemediğini düşünüyorum.Madem bunu ondan dinleyecek kadar basitti öğrenmesi, derdimiz neydi de 300 sayfa senin iç monoloğunu okuduk biz... Çoğu kişi 2. kitabın çok daha iyi
Düşünce
YırtıcıRuNyx · Martı Yayınları · 20241,154 okunma
9/10
·672 syf.··
2024 5. kitabı
Evet…Çok uzun zamandır elime alıp sürekli “amaan klasik fantastik bir romandır.” diyerek bıraktığım bir kitaptı Dördüncü Kanat.Özellikle yabancıların çok övdüğü,uzun zamandır booktok’ta da gündemde olan bir kitaptı zaten ve açıkçası özellikle bu tarz kitapları fazla abarttıklarını düşündüğümden pek de ümitli başlamamıştım. Ancak söylemeliyim ki yaklaşık 200 sayfasından sonra kitabı asla elimden bırakamadım ve 2 gün içinde de bitirdim. Başlangıcı çok klasik bir şekilde başlatmış yazar.Kendini beceriksiz gören ve esas gücünün farkında olmayan bir ana karakter ve ona karşı “nefret” besleyen bir male lead ile karşı karşıya kalıyorsunuz. Tabiki burada kitabı özetlemeyeceğim ve spoiler vermeyeceğim ama şunu söyleyebilirim ki ilk 200 sayfa karakterimizin kendini geliştirme aşamasını ele aldığından bir tık yavaş ilerliyordu bana göre.(oraları baya zorlanarak bitirdim :’)) Ama sonrasında yaşanan olaylar ve karakterimizdeki gelişim beni inanılmaz bir şekilde kitabın içine çekti. Yan karakterleri de çok iyi bir şekilde değerlendirdiğini ve bu sürükleyiciliğinin de bir tık da bundan kaynaklandığını düşünüyorum. Ters köşelerle dolu o son bölümünden sonra kesinlikle ikinci kitabını da alıp okuyacağım :)
1000Kitap
Dördüncü KanatRebecca Yarros · Olimpos Yayınları · 20236,3bin okunma
Reklam