Kaldı ki benim gibi bir insan, üstelik çocuksu, kısa ömürlü bir canlı olarak birazcık mutluluğa, güneşli bir köşeye, mavi gökyüzünü ve çiçekleri görmeye hakkım yok muydu?
Dünyada ne denli acı olduğunu her gün yeniden gördü. İnsanların ne denli azla yetinebildiğini de. Bir acının yanında neşeli bir kahkahanın, bir cenaze ayininin yanında bir çocuk şarkısının, her sıkıntıya da bayağılığın yanında bir inceliğin, bir şakanın, bir avuntuunun ve bir gülüşün olduğunun bilincine vardı.