Muhammed Seyit İMİR

Puan vermedi
Özgürlük ve öğrenme tutkusu, tarihler boyunca hep eşdeğer görülmüş. Yunan mitolojisinde buna dair sayısız hikaye vardır. En çarpıcı olanı ise İkarus’unkidir. İkarus’un babası Dedalus bilge bir mimardır. Sürgüne gönderildiği Girit Adası’nda Kral Minos’un yanında çalışmaya başlar. Onun isteği üzerine insan başlı, boğa bedenli bir canavar olan Minotauras’ın bir daha çıkmamacasına içine kapatılacağı Labirent’i inşa eder. Ancak bir süre sonra kral Minos’un emri ile, Labirentin gizini Theseus ve Ariadne’ye öğrettiği gerekçesi ile oğlu İkarus’la birlikte kendisi Labirent’e hapsedilir. Daha çok özgürleşmek! Daidalos, yaratıcı aklıyla, buradan çıkmanın yollarını arar. Ve kendisi ve oğlu için kanatlar yapar. Bu kanatları bal mumuyla bedenlerine, omuz başlarına yapıştırır. Oğlu İkarus’a ne çok alçaktan, ne de yüksekten uçmamasını, özellikle de güneş ışınlarına yaklaşmamasını tembih eder. Fakat İkarus takma kanatları ile bir kez havalandıktan sonra, aydınlığı, güneş ışınlarını ve bunların ardındaki hakikati biraz daha yakından görmek, öğrenmek ve daha çok özgürleşmek düşüne kapılır. Ancak, güneşe yaklaştıkça, takma kanatlarını bedenine yapıştıran bal mumları erimeye başlar. Ve sonunda İkarus, Ege Denizi’nde yitip gider. Özgürlük bedel ister. Ikarus, düşmeyi göze alarak güneşe ulaşmaya çalışan cesur bir karakterdir. Tek eksiği, henüz hazır olmadan güneşe ulaşma çabasıdır. İkarus’a verilen öğüt, günlük hayatımızda hemen hemen hepimize verilen: “ne çok yüksekten, ne çok alçaktan uçmamak” uçlarda olmamak, topluma ayak uydurmaktır.Ikarus olmak, özgür olmak ve ne olursa olsun hayallerinin peşinden gitmektir. Ama kontrolsüz öğrenme ve özgürlük tutkusu onun düşüşüne neden olur. Suyun içinde yavaş yavaş kaybolan kanatları bize, hiçbir şeyin tutsağı olmamayı hatırlatır. Özgürlüğün bile.
Bilim
İkarus ya da Bilimin GeleceğiBertrand Russell · Bgst Yayınları · 201651 okunma
Reklam
10/10
·269 syf.··
2018 8. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 08 Nisan 2018 18:40
İçerisinde fazlaca musiki terim ve Osmanlıca olmasına rağmen asla sıkmayan bir kitap öncelikle. Ayrıca yazarın hikayeleri art arda degil de daha savurgan bir siralamayla anlatmasi ve okudukça eksik puzzle parçalarının teker teker yerini bulması muhteşemdi. Anar, kitabı anlamak için okuyucudan gerçekten çaba bekliyor fakat bu çabanın karşılığını da fazlasıyla veriyor. Özgün anlatımı, heyecanı ve merakı hic kaybetmemeye yarıyor. Bunun yanında yazarın entelektuel seviyesi, bilgi birikimi kitaptan taşıyor, kendini hemen hissettiriyor. Anlatılanı sindirmek bazen benim için zor olduysa da kitabı asla bırakmak istemedim. Şunu da belirtmeden edemeyeceğim ki hem insanların tüm çirkinliklerini doğal bir şey anlatır gibi ele alıp hem olağanüstü olaylara yer verip hem de bu olayların anlatım dilinin bu kadar naif olduğu başka bir kitap okumamıştım.
Edebiyat
Suskunlarİhsan Oktay Anar · İletişim Yayınları · 202611,8bin okunma
" Kusur, benim imzamdır." "Kusur benim imzamdır. Bir ismim olduğu sürece bir kusurum da olacak ve olmalı."
Sayfa 140·Kitabı okudu