Ahmet Bilal BADUR

Sonsöz Kısmından Bir Kesit
İlkokuldan ve ortaokuldan itibaren çocuğa iradesine hâkim olmayı sağlayan ahlakî değerlerin verilmesi şarttır. Henüz ahlakî değerleri olmayan, tembel olmaya eğilimli, aklı başka yerlerde olan çocuğa birtakım kurallar öğretilemeye çalışılır; özgür irade teorisiyle çocuk özgür yetişsin diye de tamamen iradesiz kılınırsa hiçbir işe yaramayan insanlar yetişir. Kişi yavaş yavaş kendisine hâkim olmayı öğrenmek zorundadır. Doğru yöntemlerin uygulanması şartıyla her gencin kendini kontrol etmesinin mümkün olduğunu söylemek gerekir.
Sayfa 200·Kitabı okudu
Edebiyatın En Tatlı Eşleşmeleri!
Peki ya sizin favori kitabınız hangi tatlı olurdu?
Üçüncü Bölüm: Aklın Gücü
En küçük eylemler sayısız kez tekrarlandığında sebepleriyle birlikte devasa sonuçlar oluşturur. Doğrusu doğa gibi önümüzde yüzlerce yılımız yok ama graniti oymak zorunda da değiliz. Bizim için önemli olan kötü davranışları silip yerine yavaş yavaş daha iyilerini koymak olmalıdır. Amacımız tembelliğimizi ve arzularımızı makul limitler çerçevesinde tutmaktır, hepten silip atmak değildir.
Sayfa 196·Kitabı okudu
Üçüncü Bölüm: İrade Terbiyesinde Hareketin Önemi
Psikolojide hiçbir şey yok olmaz. Doğa ince hesap yapan bir muhasebeci gibidir. Görünüşte hiçbir anlam ifade etmeyen eylemlerimiz birike birike yerinden kımıldamayan eylemlere dönüşür. (...) Alışkanlıklar sinsi bir şekilde yavaşça ilerler. Adeta tekrarlanan davranışların uzun vadede başarıyı getireceğinden haberdâr gibidir. İlk hareket zor olsa da ikincisi daha az zahmetli olur. Üçüncü, dördüncü defa harcanan çaba azalır ve yok olmaya yüz tutar. İlk başlarda harcanan zahmetli, nahoş çaba giderek bir ihtiyaca döner. Aslında zorumuza giden şey başarının hemen gelmemesidir.
Sayfa 116·Kitabı okudu
Birinci Bölüm Mücadele Edilecek Düşman: İsteksizlik
Gerçek şu ki kararlı bir iradenin karşısında ancak devamlı bir güç durabilir. Tutkularımız ise doğası gereği geçicidir, ne kadar şiddetli olursa bir o kadar kısa sürer. Takıntı hâline gelen ihtiraslar haricinde tutkuların sık oluşu düzenli bir çabanın yerini tutabilecekleri anlamına gelmez. Ancak hantallık, rehavet, tembellik veya aymazlık diye adlandırılan huylarımız süreklilik arz eder. Bu huylarımıza karşı yapılacak düzensiz mücadele, mücadeleyi tekrar etmekten başka bir şeye yaramaz, sonunda başarılı da olunmaz.
Sayfa 13·Kitabı okudu
Özgürlük Hakkında
Evet aranızda en özgür olanların, tapınağın korusunda ve kalenin gölgesinde özgürlüklerini boyunduruk ve pranga olarak taşıdıklarını gördüm. Yüreğim kan ağladı içimde: çünkü sadece özgürlük arayışı arzusu bile sizin için bir dizgin hâlini almadıkça ve özgürlükten bir amaç yahut bir tatmin gibi bahsetmeyi bırakmadıkça özgür olamazsınız.
Sayfa 81·Kitabı okudu