Bu bir şeyi değiştirmez. Siz şehirler inşa ediyorsunuz, yüzlerce yıl toprağı verimli hale getiriyorsunuz lav akın edip gazlar baskı yaptığında her şey yerle bir oluyor. Kaos zaferini ilan ediyor...
Alay ederek lafını kesti kötü ruh: 'Depremleri zararsız hale mi getirecekler?'
'Bu da olabilir,' diye cevapladı hayatın ruhu. 'Bir zamanlar evrenin tamamı kocaman, erimiş ve kızgın bir atmosferdi. Dünya artık fokurdayan bir küre değil. Uyum sayesinde kabuktan sağlam bir zırha büründü. Yeryüzü yaşamla kaynar: Ovalar yeşillenir, bahçeler çiçeklenir, şehirler inşa edilir, Michelangelo'lar kanun koyucu Musa'nın heykelini yapar, Beethoven'lar "kahramanlık senfonileri" düzer. Ve kaynayan afetin güçleri, kaynayan lavlar ve gazlar dünyanın içine hapsedilmiştir.'
Ama onlar yakını görmüyorlar, bu kaostaki uyumu ve yaradılışı hissedemiyorlar. Dünyamız büyük bir sanat ve inşaat atölyesidir. İnsanlar, milletler ve insanlık da bu atölyenin sanatçıları ve inşaatçıları olmalıdır.
Birçok insanın aklı, yeteneği, vicdanı ve sevgisi de tavşan kuyruğu gibi kısa ve güdük olabiliyor.
Deha ve bilgelik de kısa ve güdük olabilir. İleri görüşü ve dar görüşlü insanlar vardır. Akılda, hatta bilgelikte de durum böyledir. Büyük, engin ve akıllı insanlar olduğu gibi hemen yanlarında dar akıllı insanlar da vardır. İnsan kendi için çalmaz, alçakça davranmaz, sinek bile öldürmez ama partisinin başarısı için, kendi sınıfının çıkarları için, vatana fayda adına yalan da söyler, sahtekârlık ve alçaklık da yapar, eziyet de eder, öldürür de. Sadece kişisel işlerinin sınırlarında yeter vicdanları, dürüstlükleri ve sevgileri. Bu sınırlar dışında vicdanları yeterli gelmez. Fransız Devrimi'nin "namuslu, satın alınmamış" kahramanı Robespierre de böyle aklı ve ruhu kısa biriydi. Sert kilise yanlısı Loyolalı da aklen ve manen kısa bir insandı. Politika, din, edebiyat ve sanatla uğraşan böyle dar kafalı o kadar çok insan vardı ki... Şimdi de varlar, gelecekte de olacaklardır. Yüce filozoflar ve ateşli bir şekilde inanan Savonarola'lar, insanların günahları yüzünden dünyanın batacağını söyleyen peygamberler böyle tek yönlü bilginler, “kısa” akıllı kişiler olabilirler.
Yine hile yapıyorsun! Yine kartları değiştiriyorsun,' diye güldü iyi ruh. 'Sen yüce olan hiçbir şeyi tanımıyorsun, hiçbir şeye inanmıyorsun, kimseye saygın yok. Ama azıcık yenildiğini gördüğünde hemen başkalarının arkasına saklanıyorsun, başka otoritelere bel bağlıyorsun.'