Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Kimya ve fizik elektriğin, ışığın ve sıcaklığın tanımlanabilmesi için kendi formüllerini ortaya çıkardı. Fakat hem ışık hem sıcaklık hem de hareketli bir iş gücü elde edebilmek için önce elektriğe sahip olmamız gerekir.
Bizler canlı bir elektrikle dolu olmalıyız. Her insan canlı birer elektrik trafosu olmalıdır. İlk olarak elektrik, ışık, ısı, hareket gücü gelmeli, ardından da tanımları yapılmalıdır.
Lise öğrencilerimiz sıklıkla sınav sonrası toplanıp tören havası içinde okul kitaplarını yakar. Neden peki? Bu ne anlama geliyor?
Çünkü manen ölü okulumuz canlı fikirler yerine sıkıcı okul formüllerinin tozunu veriyor öğrencilerine. Öğrenme arzusu uyandırmıyor. Öğrencilerde bilim aşkını canlandırmıyor. Bilimi anlamayı ve ona değer vermeyi öğretmiyor.
Bilim aşkı ve öğrenme arzusu olmadan ne bilim olur ne bilimciler.
Aynı şekilde sanatsallık olmadan, sanat duygusu ve güzellik ihtiyacı olmadan sanat da olmaz.
İlk önce bilimsellik, sonra bilim gelir.
İlk önce sanatsallık, sonra sanat gelir.
Bilimsellik ve sanatsallık, öğrenmeye ve güzele duyulan arzu; toprak gibidir. Bilim ve sanat ise bilimsellik ve sanatsallık toprağında büyüyen çiçeklerdir.
Din de böyledir. İlk olarak dindarlık; bunu hissetmek sonrasında din; bu duygunun ortaya çıkışı ve tarifi. Ve dinin özü ibadetlerde, formüllerde veya ayinlerde değildir, O da lazımdır elbet! Bunların hepsi derin, felsefi ve sanatsal bir manaya sahiptir.
Din kitaplardaki soyut formüllerin güzel ve gösterişli ibadetlerle birleşimi değildir. İbadet üzerine giydiğin elbise gibidir. Her elbise gibi vücuda giyilmeleri gerekir ama onlar vücut değildir. Her şeyin en başında onlar gelmez. İnanç formülleri ve dinin dogmaları da böyledir.
Öncellikle inanç olmalıdır. Sonrasında inancın tarifinin, formüllerinin olması gerekir. İnsanlarda, halkımızda inanç duygusu uyandırın. İnsanlarda yeme, içme, nefes alma, insanlarla iletişim kurma ihtiyacı gibi Tanrıya olan ihtiyaçlarını uyandırın. Dindarlığı gün yüzüne çıkarın.
Cemiyete, gençliğimize yalvarıyorum: İsanın canlı hakikatine buğday katın. Bu buğdayın kendisi olun. Kilisenin değirmentaşlarına gidin. Havarilik hizmetinden pazar tüccarlarını, kariyer peşinde olanları, memur kafalıları uzaklaştırın. Sönen din ateşini yakın. Milyonlarca insanın katılaşmış, odunlaşmış ruhunda Tanrı fikrini uyandırın.