Şimdiyse halk kitlelerinin akıllıca eğitilmesi durumunda ülkedeki içkicilerin kaçının ayık emekçiler olacağını sayın. Ülkemizde ne kadar cahil, tembel ve nihayetinde ne kadar suçlu olduğunu sayın. İnsan karakterinin şekillendiği çocukluk yıllarından itibaren doğru bir şekilde yetiştirilselerdi çoğunluğu vatanlarına faydalı evlatlar olabilirdi."
En iyi ve kalitelisinden binlerce dönümlük bir orman olduğunu hayal edin. Eğer hiç kimse işlemez, korumaz ve temizlemezse bu ormandan ne fayda gelir? Koskocaman ağaçları fırtına deviriyor. Çürümeye başlıyorlar. Çürüyen yerlerden yağmur suyu ağaçların içine işliyor. Ormanı bir bataklığa dönüştürüyor, hummanın yuvası haline getiriyor. Kıymetli bir inşaat malzemesi yerine çürümüş bir bataklık kiri ortaya çıkıyor.
Sağlıklı orman havası yerine yüzlerce kilometre boyunca humma koklanıyor. Büyük bir fayda geleceğine büyük bir kötülük yapılmış oluyor."
Bir ülkede halkın çoğunluğunun kabalığına ve cehaletine sabretmek utanç vericidir. Bu eğitimli, kültür güneşiyle aydınlanmış herkesin suçudur. Devletin, üst katında geniş ve aydınlık yüksek tavanlı odaları olan, alt katında ise rutubetli, karanlık, dar bodrumları olan bir kuleye benzeme şansı yoktur.
Halkın yaşadığı orman ise daha çok doğa hayatına benzer. Bu ormanı canlı bir orman, canlı bir materyal gibi kollarlar. Halk kitlelerinin milyonları da o canlı bahçedeki insanlar gibi insandır halbuki.
Herkes halkın sabrını överdi. Halkın sabrına hayran kalırlar, duygulanırlardı. Halkın sabrından bir din çıkardılar. İsa Mesihin kendi öğretisini bir sabır dinine dönüştürdüler.