Havva Taghizada

Havva Taghizada
@Avai
Arkadaşın olmadığı zamanlarda kitaplar arkadaşın olsun.
Kışla
İnsanlar burada inlerde yaşayan köstebekler gibi yaşıyor. Ne görüyor, ne duyuyorlar? Eğer tekrar köstebekler gibi inlerinize dönerseniz, utanç duyacaksınız. İnlerdeki köstebekler gibi olacaksınız. Yeni bir hayatın habercileri olun. Ücra köylerinizdeki uyutulmuş aklı uyandırın ve harekete geçin. Barıçcıl ve kültürel emeğin neferleri olun.
Sayfa 65 - İndigo Yayınları
Kitap Alıntısı
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Kışla
Örneğin spor yapın, güzel ve uzun süre yüzmeyi öğrenin. Daha hızlı paten kaymayı, güreşte ustalıkla galip gelmeyi öğrenin. Daha yükseğe, daha uzağa zıplamayı öğrenin. Şarkı söylemeyi veya bir enstrüman çalmayı öğrenin. Güzel dans etmeyi öğrenin. Toplumda nasıl davranacağınızı öğrenin. İlgi çekici bir konuşmacı olun. Tavsiyeleri okuyup, dinleyip aklınıza kazıyın.”
Sayfa 64 - İndigo Yayınları
Kitap Alıntısı
Kışla
Kışlanızı helaya veya meyhaneye çevirmeyin. Yerlere tükürmeyin, yerleri sürekli temiz tutun. Havayı kaba küfürlerinizle kirletmeyin. Arkadaşlarınızın kulaklarını ve dilinizi kirletmeyin, onları temiz tutun. Küfür köpek havlamasından beterdir. Bu ahlaki ve düşünsel kültürsüzlüğün alametidir. Eğer cesaretinizi sergilemek istiyorsanız daha asil, daha güzel bir yol bulun.
Sayfa 64 - İndigo Yayınları
Kitap Alıntısı
Kışla
'Kimi yetiştirdin? Sana emanet ettiğim yüzlerce, binlerce genç delikanlıyı ne şekilde yolladın?” Subay askerin sadece kardeşi ve ya savaştaki yoldaşı değildir. Subay erin öğretmeni, eğitmenidir. Bir erin bedeni (sağlığı), kafası (aklı ve beyni), kalbi, ruhu (karakteri), vicdanı, hayatı, anlayışı, ayrıca insanlara, ebeveynlerine ve hayata karşı tutumu subayın sorumluluğundadır.
Sayfa 61 - İndigo Yayınları
Kitap Alıntısı
Kışla
Snelman, "Şimdi siz düşünün," diye devam ederdi. "Kışladaki her asker canlı ve değerli bir mücevherdir. Bu canlı ve değerli mücevherlerden her yıl binlercesi toplanı-yor. Uzun bir süre hepsini bir arada tutuyorlar... Bu canlı pırlantaların bizimle bulunduktan sonra eve çizik içinde, hatta kırılmış bir halde dönmesi yalnızca ayıp değil, aynı zamanda günahtır da."
Sayfa 61 - İndigo Yayınları
Kitap Alıntısı