Ondandır ki, burada toplumun en alt sınıfındaki insanlar dahi, derin bir uykuda yere düşen dallar gibi çürümüyor, düşünüyorlar. İnsanlar yoksulluklarına razı gelmiyorlar. Ne olursa olsun kabulümüz deyip dışarıdanbir şey gelmesini beklemiyorlar
Hayır, tıpkı ormandaki tez ve canlı otlar gibi herkes üzerine yığılı eski yapraklardan kurtulmaya gayret gösteriyor. Tüm ülke canlı ve yaşam dolu, baştan aşağı herkes yaşıyor.
En mühim hazinemiz okullardır" diyor Finler. “Bizlerin siz Ruslar gibi Ural madenleri veya Sibirya altın yatakları yok. Doğa bizi nimetleriyle ihya etmemiş. Biz kendi gücümüzle arayı kapatmak, vatandaşlarımızdan ve-rebilecekleri her şeyi talep etmek zorundayız. Fabrikalarda İngiliz çeliğini dövdükleri gibi biz de okullarda gençliği işliyoruz. Bizler okullar sayesinde bataklıkların arasında, bu taşların üstünde kendimize Rusya'nın geriye kalan nü fusunun yakınından dahi geçemediği rahatlıkta bir hayat kurduk. Okulu bizden aldığınız an biteriz. Tıpkı mayasız bir hamur gibi çökeriz.
Ülkede eğitimin yaygınlaştırılmasının bir sonucu olarak halk okumaya düşkün, gazeteye ve kitaba yoğun ilgi gösteriyor.
İnsan hiçbir şeyin önünde düşmemeli ve alçalmamalı. Kendi dışında ve içindeki güçlere karşı verdiği sonsuz mücadele ve ortaya koyduğu kültür mirasıdır insan yaşamı.