Granger durup Montag ile birlikte geriye baktı. "Herkes
ölünce ardında bir şeyler bırakmalı, derdi dedem. Bir çocuk,
bir kitap, bir tablo, inşa edilmiş bir ev veya duvar, yapılmış bir
çift ayakkabı. Veya ekilmiş bir bahçe. Elinin bir şekilde dokunduğu bir şey, öldüğünde ruhunun gideceği bir yer olsun
diye; böylece insanlar ektiğin o ağaca veya çiçeğe baktığında,
sen orada olursun. Ne olduğu önemli değil, dokununca onu
değiştirdiğin ve ellerini çektiğinde sana benzeyeceği bir şeye
dönüştürdüğün sürece, derdi. Sadece çim biçen adamla bahçıvan arasındaki fark dokunuştadır, derdi. Çim biçen adam
orada olmasa da olurdu; bahçıvansa bir ömür boyu orada
olacak."
📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
"Ben çocukken dedem ölmüştü; kendisi heykeltıraştı. Aynca dünyaya
verecek bol bol sevgisi olan, çok iyi bir adamdı ve kasabamızın gecekondu mahallesinin temizlenmesine yardım ederdi;
bizim için oyuncaklar yapardı ve hayatında milyonlarca şey
yaptı; elleriyle bir şeyler yapardı hep. O öldüğünde, aslında
onun için değil de yaptığı onca şey için ağladığımı fark ettim
birden. Ağladım, çünkü onları bir daha asla yapmayacaktı;
bir daha asla bir odun parçasını yontmayacak, arka bahçede
kumru ve güvercin yetiştirmemize yardım etmeyecek, kendi
tarzıyla keman çalmayacak ve bize fıkra anlatmayacaktı. O
bizim parçamızdı ve öldüğünde bütün eylemleri bıçak gibi
kesildi, o işleri tam onun gibi yapacak kimse de yoktu. O bir
bireydi. Önemli bir adamdı. Ölümünün etkisinden hfila kurtulamadım. O öldüğü için kim bilir ne muhteşem oymalar
asla yapılmadı, diye düşünürüm sık sık. Dünyada kim bilir
kaç fıkra eksik ve dedemin elleri kim bilir kaç posta güvercinine dokunmadı. O dünyayı biçimlendirdi. Dünyaya bir şeyler yaptı. Onun öldüğü gece, dünya on milyon iyi eylemden
mahrum bırakıldı."
"Karım orada."
"Bunu duyduğuma üzüldüm," dedi Granger. "Önümüzdeki birkaç günde şehirlerde durum pek iyi olmayacak."
"Bu tuhaf, onu özlemiyorum, hiçbir konuda pek bir şey
hissetmemem tuhaf," dedi Montag. "Bir saniye önce şunu
fark ettim ki, o ölse bile üzülmeyeceğim ... sanmıyorum. Bu
doğru bir şey değil. Bende bir terslik olmalı."
Günün birinde,
senenin birinde savaş bitince kitaplar tekrar yazıya dökülebilir; o zaman bu insanlar bildiklerini ezberden okumaları için
birer birer çağrılacak ve bunları yazacağız ... ta ki bir başka
Karanlık Çağ'a, bu lanet olası işi tekrar yapmamızın gerekeceği bir zamana dek. Ama insanın muhteşem tarafı budur;
sil baştan yapmaktan vazgeçecek kadar umutsuzluğa veya
tiksintiye kapılmaz asla ... çünkü böyle yapmanın önemli ve
yapmaya değer olduğunu çok iyi bilir."