Montag, "Çocuklarınız nasıl, Bayan Phelps?" diye sordu.
Bayan Phelps, "Çocuğum olmadığını biliyorsunuz! Yüce
Tanrı biliyor ya, aklı başında olan hiç kimse çocuk yapmaz!"
"Kitap okumamı ister misin? Okuyayım da hatırla. Gecede yalnızca beş saat uyurum. Yapacak işim yok. Yani istersen
geceleri seni kitap okuyarak uyutabilirim. Kulağına fısıldanırsa, insan uyurken bile bilgi edinebilir derler."
"Faber"
"Evet?" .
"Düşünmüyorum, söyleneni yapıyorum sadece, her zamanki gibi. Parayı al dedin, aldım. Bunu kendim düşünmedim aslında. Ne zaman kendi başıma karar vermeye başlayacağım?"
"Bunları söylemekle şimdiden başladın bile. Bana inanman gerekecek."
"Başkalarına da inanmıştım!"
"Evet ve bak şimdi nereye gidiyoruz. Bir süre körlemesine
seyahat etmen gerekecek. İşte kolum ... ona tutunabilirsin."
"Taraf değiştirdiğimde sadece ne yapacağımın söylenmesini istemiyorum. Öyle olacaksa değişmem için sebep yok."
"Şimdiden akıllandın!"
"Denizkabuğu Radyo'ya benziyor."
"Ve ondan fazlası! Dinliyor! Onu kulağına sokarsan, ben
evimde rahat rahat oturup korkmuş kemiklerimi ısıtırken itfaiyecilerin dünyasını duyup analiz edebilir ve zayıf yönlerini
tehlikeye atılmadan bulabilirim Montag. Ben kovanda güvende olan Kraliçe Arı'yım. Sen de işçi an, gezgin kulak olacaksın.
Zamanla birçok kişiye bunlardan kullandırıp şehrin dört bir ya-nını dinleyebilir ve değerlendirme yapabilirim. İşçi anlar ölürse
ben hala evimde güvende olurum, korkumu azami konfor ve
asgari rastlantıyla yatıştırırım. Bak ... oyunu ne kadar güvenli
oynadığımı, ne kadar aşağılık olduğumu görüyor musun?"