Emir Avcı

Emir Avcı
@Avcunozor
Önce hayaller ölür.
10/10
·1062 syf.··
Beğendi
·
2021 24. kitabı
·
21 günde okudu
·
Okunma: 22 Mayıs 2021 15:02
Tolstoy, edebiyatın doruk noktası... Tolstoy'un eserlerini okudukça sık sık aklıma gelir, Tolstoy'un nasıl olur da Nobel Edebiyat Ödülü'ne layık görülemeyişi. Sık sık da düşünürüm bir yazarın edebiyatın doruk noktasına ulaştığının göstergesi midir Nobel Edebiyat Ödülü? Öyle bir yazar ki; eserlerini bitirdikten sonra ister istemez yüzümüzde oluşan gülümse, eserlerini bitirir bitirmez verdiği mesajlar hakkında etraflıca düşünme, konuşma isteği... Tolstoy'u ben size anlatamam, Tolstoy'u size kimse anlatamaz. Ben Tolstoy'u sembolizm etkisiyle yazılan şiirlere benzetiyorum; şiirdeki anlam kapalılığı, okuyucuya özgürce düşünme hakkı tanıması ve herkesin okuduğu şiirden kendine özgü anlamlar çıkartması... Tolstoy'un insanda bıraktığı izlenimleri anlatsak, kitabın incelemesine geçiş sürecini bir hayli uzatmış oluruz. Bundan dolayı sizleri daha fazla tutmadan eser hakkındaki naçizane düşüncelerimi-fazla derine inmeden-paylaşmak istiyorum. 8 bölüm ve 30'ar adet alt bölümlerden oluşan eserimiz; birçok karakteri, birçok hayatı, birçok duyguyu bizlere sunuyor. Bu karakterleri, bu duyguları bizlere sunarken de müthiş kelime zenginliğinden, kendine özgü benzetmelerinden, hikâyenin içine çeken tadına doyulmaz betimlemelerden yararlanıyor yazar. Kitabın 1064 sayfadan oluşması haliyle hikâyenin olaylar zincirinde fazlasıyla duygu bolluğu yaşamamızı sağlıyor. Bu duygu bolluğunu yaşarken, yazarımızın duyguları yüzeysel olarak değil de daha kapsamlı bir şekilde ele alması, bu duygu bolluğundan ziyadesiyle tatmin olmamızı da sağlıyor. Kitabın sonlarına doğru da yazarımızın az da olsa postmodernizm etkisiyle bu ruhsal karmaşayı paylaştığını söylemek gerekir. Pek tabii bu durumun, olayların gelişimiyle de bağlantılı olduğu bir gerçektir. Yazarımızın her zaman olduğu gibi okuyucuyu
1000k
Anna KareninaLev Tolstoy · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 201955,5bin okunma
Reklam
9/10
·210 syf.··
Beğendi
·
2021 15. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 24 Mart 2021 11:43
Yeni bir yazar, yeni bir serüven, yeni ufuklar, yeni hayatlar, yeni düşünceler ve daha fazlası... Hermann Hesse cümlemin ilk başında belirttiğim üzere yeni tanıştığım ve ''iyi ki tanışmışım'' dediğim bir yazar. Biyografisinde de görüleceği üzere, ailesi tarafından baskıcı bir hayat düzeninin içinde yaşamış ve bu baskılara rağmen misyonerliği değil de yazarlığı seçmiş, bu kararının getirdiği yolculuklar sonucunda da; ''Nobel Edebiyat Ödülüne'' layık görülmüştür Hermann Hesse. Bu kitap hakkındaki naçizane düşüncelerimi sizlerle paylaşmadan önce bu kitabı bana hediye eden ''Edebiyat Hocama'' nazik ve güzel hediyesi için şükranlarımı sunuyorum. Harry adlı karakterimiz, yansıttığı psikolojik değişimler sonucunda kendisine ''Bozkırkurdu'' lakabını takmıştır. Bozkırkurdu olan Harry kendisini bu dünyaya ait görmeyen, bu dünyadaki her şeyden, her eylemden, her insandan, her yaşanmışlıklardan nefret eden, nefretinden dolayı da zevk alan, bir yandan da içindeki ''Bozkırkurdu''yla savaşan bir karakterdir. Bu karakterin geçirdiği psikolojik değişimleri; mekânların, insanların ve çevresindekilerin Harry üzerindeki etkilerini şahane bir dil şöleniyle bizlere sunuyor yazar. Kurduğu cümlelerle, kullandığı kelimelerle ve bireyin psikolojik tahlillerinin olağanüstü betimlenmesiyle, siz sevgili okurlarda cümleleri-ki ben bu deneyimi ilk kez bu kitapta yaşadım- yutuyormuş hissiyatı bırakarak, sanki başka dünyadaymışcasına, sanki cümleler ağzından akıyormuşcasına verdiği tatmin edici duygularla sizlerde bu kitaba karşı -kitabın içerik bakımından olumsuz duygular barındırmasına rağmen.- pozitif duyguların beslenmesini sağlıyor. ''Arkadaşım, sen bu kadar övdün övdün de hiç mi sıkıcı, bunaltıcı tarafı yok bu kitabın?'' dediğinizi duyar gibiyim. Evet, var.'' Bozkırkurdu İnceleme
1000Kitap
BozkırkurduHermann Hesse · Yapı Kredi Yayınları · 20229,6bin okunma
9/10
·430 syf.··
Beğendi
·
2021 14. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 18 Mart 2021 20:07
Sözlerime karmaşık duygular silsilesi içinde başlıyorum. Bu duygulardan biri ve en çok olanı da öfkedir. Yanlış anlaşılmasın, öfkemin nedeni kitabın içerik bakımından kötü, beklediğim sonla bitmemesi-ki kitapları asla böyle değerlendirmem-ya da beklediğim ilginin ben de uyanmaması değil, kitabın bizi götürdüğü serüvenin ister istemez insana dokunan sinir edici-okurken sinirlendiğim 3 kitaptan biridir-, yeri geldiğinde-tabiri caizse-''İçimin yağlarının eridiği'' anlar oldu. Zaten kitabı kitap yapan bizi bu karmaşık duygular silsilesinin içine sokması değil mi? Lafı fazla uzatmadan naçizane düşüncelerimi ve kitabın içeriğiyle ilgili- fazla derine inmeden-bilge vermek istiyorum. Kitapta, Afganistan'da yaşayan 2 kadının yaşadığı zorlukları, Afganistan'daki kadınların yaşadığı ve şu an bile yaşayabileceği haksızlıkları, zorbalıkları, değersizleştirmeleri, ezilmeleri gayet açık bir dille, sizi kitabın içine çekecek betimlemelerle ve hiçbir sayfasını sıkılmadan okuyabileceğiniz akıcı bir üslupla bu güzel eseri bizlere sunuyor yazar. Sözlerime başlarken sarf ettiğim cümlelerden fark edeceğiniz üzere yeri geldiğinde sizleri-ki bu çok fazladır- öfkelendiriyor, yeri geldiğinde ''İçinizin yağlarını eritiyor'', yeri geldiğinde de üzüntülü duyguların esiri oluyorsunuz. Ama bu duyguları bir kenara itecek olursak verdiği mesajların gayet açık ve net olduğunu düşünüyorum. Afganistan'daki yozlaşmanın bu kadar ileri gitmesini ve insanın insana nasıl olur da bu kadar gaddarca, faşistce davranabildiğini ve insanların hiçbir şey yokmuşcasına hayatlarına devam etmelerini ve özellikle Talibanlıların nasıl bu kadar-özür diliyorum- aptal, yobaz olduğunu aklım almıyor.Bu kitabı okurken yobazlığı ve gericiliği iliklerinize kadar yaşayacak, yukarıda sözünü ettiğim öfke duygusundan bir yudum
1000Kitap
Bin Muhteşem GüneşKhaled Hosseini · Everest Yayınları · 2026119,3bin okunma
10/10
·1808 syf.··
Beğendi
·
2021 4. kitabı
·
29 günde okudu
·
Okunma: 02 Şubat 2021 22:25
29 günlük bir ''Savaş ve Barış'' serüveninin ardından,kitabı okurken bile inceleme hevesi yaratan bu eser hakkında naçizane düşüncelerimi paylaşıyor olabilmenin heyecanını yaşıyorum. İlk 0larak Tolstoy'un bu kitap hakkındaki sözüyle başlamak istiyorum:''Savaş ve Barış bir roman değil,bir manzume değil,bir vakayiname hiç değil.Savaş ve Barış'ın biçimi,yazarın ifade etmek istediği ve elinden geldiğince ifade ettiği şeydir.'' Kitabın giriş kısmında;bu kitabın yazılma amacı,kitabı yazmadan önce ki araştırmalarından,5 yıllık bir üstün gayret neticesinde oluştuğundan,okuyucuda,kitapta kendisi ifade edemese de anlamasını istediği şeylerden,o günün tarihçilerinin yaptıkları bazı hatalardan,kitabı hakkında bazı eleştirilere ve övgülere verdiği cevaplardan oluşuyor. Gerek o dönemin sosyotesini gerek savaşın yaşandığı an ki askerlerin ruhsal durumlarını,savaşılan ortamı olağanca gerçekliğiyle yansıtması-O zamanın başkomutanı N. N. Muravyov,gerçeğe bu kadar uygun çarpışma tasvirini okumadığını söylemiştir.-gerek o dönemin sosyal yaşantısını-ki dönemindeki bazı insanlar bunu yetersiz bulsa da.-gerek ruhsal ve doğa betimlerini ustaca yapmasıyla gerek kitabın bazı kısımlarında herkesin anlayabileceği,sade,açık ve yalın bir dille yaptığı tatmin edici açıklamalarıyla gerekse üzerinde basa basa durduğu konularla,insanların gözünü korkutabilecek 1808 sayfalık kitabı,insanların zevkle okuyabileceği bir şaheser haline getirmiştir. Kitabı okurken ki yaşadığım duygu şöleni,yaptığı açıklamalarla tarihçiler ve eskiden yaşanan olaylar ve hatta yaşanabilecek olaylar hakkında fikirlerimin değişmesi,bir başyapıtı okuyor olmanın getirdiği zevk ve belki de hayatımızda bulamayacağımız heyecanı yaşatmasının verdiği mutlulukla size bu kitabı tavsiye ediyor,keyifli okumalar diliyorum. NOT:Eserde
1000Kitap
Savaş ve Barış (2 Cilt Takım)Lev Tolstoy · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202125,9bin okunma