📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Elizabeth 1960 larda kadınların bir yer edinemediği yıllarda kimyager olarak çalışır. İşinde başarılıdır fakat herkes onun kocasının ününden faydalandığını düşünür. Kayık çekmek bile o yıllarda kadınlar için zor bişeydir Elizabeth bunu başarmıştır kocası sayesinde. Calvin ölür ve hamile olan Elizabeth çocuğunu yetiştirebilmek için televizyonda bir yemek programına çıkar ve yediden yetmişe herkes onu izler. Yemeklerini kimyacı diliyle anlatır herkes kendini bu sayede zeki hisseder ve Elizabeth’i severler. Son yemek programını yaptığında eski kimya işine geri dönmeyi düşünür ve döner. Son olarak Calvin’in öz annesiyle tanışır ve hikaye biter.
Kadının gücü ve bir kadın ne isterse yapar kendi ayakları üstünde de durur teması açısından çok güzel bir kitaptı. Özellikle yemek programı kısımlarını çok sevdim.
Roman, Patagonya açıklarındaki küçük bir adada inşa edilen fenerin başına atanan üç bekçi etrafında gelişir: Vasquez, Felipe ve Moriz. Görevleri, bu feneri çalıştırarak gemilerin kayalıklara çarpmasını engellemektir. İlk başta izole ve zor koşullar altında geçen hayatlarına, kısa süre sonra beklenmedik bir tehdit eklenir.
Bir grup acımasız korsan, adaya sığınır. Başlarında olan Kongre adlı lider ve adamları, feneri kendi çıkarları için kullanmayı planlar. Çünkü fener söndürüldüğünde gemiler kayalıklara çarpacak, korsanlar da bu enkazlardan ganimet elde edebilecektir.
Bekçiler, korsanlara karşı hem doğayla hem de insanın kötücül tarafıyla mücadele etmek zorunda kalır. Zorlu hava koşulları, yalnızlık ve sınırlı imkânlar içinde, görevlerine sadık kalarak insanlığın güvenliği için direnirler.