Ayşe Erkocaaslan

Yarın hatırımı sorsan ne olur,bugün hevesimi kırdın bir kere.
Sayfa 398·Kitabı okudu
Reklam
“Biz neden şiir okuruz? ‘Sanırım yaralı olduğumuz için…’ dedi. ‘Çok yaralıyız… Ama şiir de bizimle birlikte acı çekiyor.’”
Sayfa 51·Kitabı okuyor
Köye kitaplık açmak çöle çeşme götürmek gibidir. Kitaplığın girdiği yerden bilmezlik kaçar gider.
Sayfa 63·Kitabı okudu
Peki ama nedir senin öğretilerden, öğretmenlerden öğrenmek istediğin ve sana öğretmenlik edenlerin bir türlü sana öğretmediği? ve şu yanıtı verdiğin soruya: Hikmetin ve iç yüzünü öğrenmek istediğim şey bende; kurtulmak, alt etmek istediğim şey bende ama alt edemediğim. Sadece yanılttım, sadece kaçtım ondan, sadece saklanıp gizlendim. Doğrusu dünyada benim, bu benim kadar bu yaşıyor olduğum başka biri gibi ve başkalarından ayrı biri olduğum Siddhartha bilmecesi kadar kafamı başka bir şeye kurcalamadı ve dünyada kendim kadar Siddhartha kadar az bildiğim başka hiçbir şey yok.
Sayfa 49·Kitabı okudu
Belki de iplere ihtiyacın yoktur. Kendi elinde olmasına bile… Ben kadere inanırım. Her şey önceden belli; ne olacağı, kiminle olacağı belli. Hiç kimse değiştiremez. Sen sadece rolünü iyi oynarsın ya da oynamazsın, bu kadar. Kes bütün iplerini. Sen kukla değilsin. Kaderinin hakkını veren müthiş bir oyuncusun. Zaten yapmışsın. Bırak “öyle olmuştu, böyle olmuştu” demeyi. Olan biten her şey bizi bugüne hazırlamak içindi. Talihsizlikler de öyle.
Sayfa 232·Kitabı okudu
Reklam