Jennette’i annesi küçük yaşlarda ajansa götürür ve onu ünlü yapmaya çalışır. Bunu başarır da Jennette icarly dizisiyle ünlü olur. Annesi kanserle mücadele eder ve onu üzmemek için her eşeye katlanır. Abisiyle banyo yaptırır mesela annesi. Ya da erkek arkadaşı olduğunu öğrenince ona mektup yazar ve o*ospu der fakat buzdolabı için para göndermesini söylemeyi de ihmal etmez.
Jennette annesinin teşviğiyle bulumia hastalığına kapılır. Tedavisini de ancak annesi öldüğünde olmaya başlar. Annesi onun için mükemmeldir ve terapistine bile annesini mükemmel göstermeye çalışır. İlişkileri de sağlıklı değildir kendisinden büyük sevgilisi vardır ondan ayrılır fakat şizofreni bit sevgilisi olur. Onunla ayrılmak istemez fakat işler kendine seçmeye gelince kendisini seçer tabi ki.
Kitabın istemediği oyunculuğu bırakmasıyla ve yeme bozukluğunu tedavi etmesiyle bitmesine sevindim. Annesiyle son bir yüzleşme yaşadı ve bir daha da mezarına gitmeyeceğimi biliyordum diyerek bitirdi. Kitap baştan sona çok akıcıydı. Yeme bozukluğu ile ilgili bir fikrim olmamasına rağmen empati kurup anlayabildim cidden çok zor bir durum. Diyorum ya neyse ki tedavi olmayı seçti ve şu an hala yaşıyor.
Bir uçak kazası sonucu ıssız bir adada mahsur kalan bir grup İngiliz erkek çocuğunun hikâyesini anlatır. Başta düzeni sağlamak için lider seçer, kurallar koyar, ateşi yakıp kurtulmayı umut ederler. Fakat zamanla korkuları, açlıkları ve güç arzuları ağır basar. Jack ve grubu vahşileşir; Ralph’in temsil ettiği düzen ve akılcılık yok olmaya başlar. Çocukların “canavar” sandıkları şey aslında kendi içlerindeki karanlıktır. Simon gerçeği fark eder ama anlatamadan öldürülür. Piggy’nin ölümüyle birlikte medeniyetin sembolü de tamamen yıkılır.
Roman, masum çocukların kısa sürede şiddete, bencilliğe ve kaosa teslim olmasını çarpıcı biçimde gösterir. Golding, kötülüğün dışarıdan değil, insanın özünden geldiğini; uygarlığın ince bir perde olduğunu vurgular.
Sineklerin TanrısıWilliam Golding · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202597,5bin okunma