O kadar kendine hakim, soğukkanlı ve heyecansız bir adamdı ki insan Devrim’ in onun için bir anlam ifade edip etmediğini merak etmekten kendini alamıyordu.Oysa onun o tutkusuz ruhunda hüzünle ama sürekli bir özgürlük ateşi yanıyordu.Aslında havai ve delişmen
biri olmaması çok iyiydi.Asla kendini kaybetmiyordu.
Toplumsal evrimin kapitalizm aşamasını , biyolojik evrimin maymun safhasıyla eşdeğer görmemiz gerekir.Organik hayatın ilk evrelerinde, insanoğlu suyun içindeki bakterilerden çıkarak bu evrelere gelirken çamurların içinden geçmek zorundaydı ve çamura bulanması kaçınılmazdı.Bunları silkip atması hiç de kolay olmamıştır.
Kitap 12 farklı öyküden oluşuyor ve öyküler farklı olsa da ortak bir temaya sahip oda ölüm. Yazar ölüm konusunu öyle ustalıkla öykülerin içine yerleştirmiş ki okurken insana karamsarlıktan öte sıkışmışlık hissi veriyor.Kitabı okurken adeta kendinizi bir tabutun içinde hissediyorsunuz.Konuyu işleyişi bakımından kitap çok başarılı olsa da bir an önce bitirmek için çabaladım zira kendimi o atmosferin tam içinde buldum.Kitabın bu zaman diliminde okunmasını pek tavsiye etmiyorum.