Böğürtlenleri en çok iki kişi sever karnında can taşıyan bir kadın ve yaralı bir özgürlük savaşçısı...
Çünkü ikisi de kanıyla bir şeyleri besliyordur biri yeni bir hayatı diğeri özgürlüğü..
Teslimiyet, Bir at misali başını almış doludizgin gidiyordu. Bu onun en hızlandığı andı. Bundan sonrası ya murattır, ya da bir afet...
Baskı, işkence ve her türlü zora inat 33. Koğuş yıllar ötesini unutmamış, bu zindan karanlığında, Kawa'nın çekicinden fırlayan ve koca bir bozkırı tutuşturan Newroz ateşiyle ısınmak istiyordu.
Derler ki; "Bir cezaevi yönetiminin güçlülüğünün oranı koğuşlarda bulundurduğu ispiyoncu sayısı ile ölçülür."
Şayet bu belirleme ışığında 33. Koğuşa bakarsak, idarenin politikası tek kelimeyle fiyaskodur. Çünkü tüm çabalara rağmen koğuş içinde böyle insanları kazanmayı becerememişti.