Hangisiydi bilmiyorum ama, günün birinde kendimi bu dünyada buluverdim,daha önce, doğduğum andan o tarihe dek hiçbir şey hissetmeden yaşamıştım.Neredeyim, diye sorduğumda herkes beni aldattı,herkes ötekileri yalanladı.Ne yapacağım, dediğimde tatlı umutlarla gözümü boyadılar.Nereye gideceğimi bilmez hâlde yolda durunca,niye o belirsiz yola girmediğime ya da gerisingeri dönemediğime şaştılar.-oysa nereden geldiğimi bile bilmeksizin, yolların kavuştuğu yerde uyanmıştım.Bir de baktım ki bir sahnedeyim, rolümü hiç bilmiyormuşum, ötekiler ise oynamaya başlamış bile,rollerini benden fazla bilmedikleri halde.Kendimi soylu kıyafetler içinde gördüm,ama kraliçemi benden esirgediler,ayıpladılar beni.Elimde iletecek bir mesaj vardı,onlara kağıdın bomboş olduğunu söylediğimde benimle alay ettiler.Hala bilmem niye alay ettiklerini, bütün kağıtlar zaten beyaz olduğu için mi,yoksa mesajları sezgiyle okumak gerektiğinden mi?
Ben körüm, bir şey de bilmiyorum. Ama
gidilecek daha çok yol olduğunu ve her şeyin
eşyanın sonsuzluğu olduğunu görüyorum. Sen
müziksin, ırmaklar, gökler, saraylar, meleklersin